İstanbul’da Okul Projeleri Sil Baştan: Yeni Eğitim Yapılarında ‘Mescit’ Şartı!

Hızlı Özet
İstanbul Valiliği, yeni yapılacak okul projelerinde ve mevcut okullarda 'Cuma Mescidi' açılması yönünde resmi talimat gönderdi. Kararın mimari ve yapısal boyutları neler?
Binlerce eğitim kurumu ve milyonlarca öğrenciye ev sahipliği yapan İstanbul’da, eğitim yapılarının mimari ve sosyal planlamasını doğrudan etkileyecek tarihi bir genelgeye imza atıldı. İstanbul Valiliği tarafından 39 ilçe kaymakamlığına, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve ilgili kurumlara gönderilen resmi yazıyla; yeni yapılacak okul projelerinde özel mescit alanı ayrılması, mevcut okullarda ise uygun kapalı alanların “Cuma Mescidi” (cuma namazı kılınabilecek kapasitede alan) olarak dönüştürülmesi talimatı verildi.
Bu karar, kamuoyunda sosyolojik bir haber olarak yankı bulsa da; inşaat sektörü, mimarlar ve müteahhitler için okulların “sosyal donatı” alanlarının tamamen yeniden hesaplanması anlamına gelen devasa bir teknik dönüşümdür.
MEB Şartnameleri ve Yeni Nesil Okul Mimarisi
Eğitim yapılarının tasarımı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) belirlediği katı teknik şartnamelere ve metrekare kotalarına göre hazırlanmaktadır. İstanbul Valiliği’nin bu son kararıyla birlikte, İstanbul genelinde ihaleye çıkacak ve yeni inşa edilecek tüm okul projelerinde “Cuma namazı kılınabilmesine imkan sağlayacak, yeterli fiziki kapasiteye sahip mescit alanlarına” yer verilmesi zorunlu hale gelmiştir.
Bu yeni durum, okul çizen mimarların sıfırdan bir “mekansal kurgu” yapmasını gerektirecektir. Zira yüzlerce öğrencinin aynı anda ibadet edeceği bir alan; sadece boş bir odadan ibaret olamaz. Yeni projelerde şu teknik detaylar zorunlu hale gelecektir:
- İklimlendirme ve Havalandırma: Yüksek kapasiteli insan yükü (human load) oluşacağı için, mekanın taze hava (HVAC) sirkülasyonu kusursuz projelendirilmelidir.
- Sıhhi Tesisat Altyapısı: Mescit alanlarına entegre edilecek abdesthane (şadırvan) ünitelerinin su yalıtımı ve mekanik tahliye sistemleri okulun ana tesisat projesine yük getirmeyecek şekilde tasarlanmalıdır.
- Akustik Yalıtım: İbadet esnasındaki ses dalgalarının, aynı esnada devam eden diğer sınıflardaki eğitim faaliyetlerini (odaklanmayı) bozmaması için profesyonel ses ve akustik yalıtımı yapılmalıdır.
Mevcut Binalardaki “Tadilat ve Statik” Krizi
Valilik yazısında, halihazırda hizmet veren (eski) okul binaları için de bir yapısal dönüşüm talimatı yer aldı. Buna göre, “mevcut imkanlar çerçevesinde uygun alanların dönüştürülmesi suretiyle, cuma mescidi olarak kullanılmak üzere alan oluşturulması“ istendi. Ancak 1980’lerde, 90’larda yapılmış mevcut okul binalarında bu büyüklükte uygun (yüksek kapasiteli) bir kapalı alanın nasıl bulunacağı büyük bir mühendislik problemidir.
Mevcut bir binada duvarları yıkarak (birkaç sınıfı birleştirerek) büyük bir mescit salonu elde etmek, doğrudan statik dengeyi ve kolon kesme kuvvetlerini etkileyebilir. Dahası, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereği; tek bir kapalı alana 200-300 çocuğun aynı anda girmesi durumunda, o mekanda panik barlı acil çıkış kapılarının ve özel yangın tahliye koridorlarının bulunması yasal bir zorunluluktur. Bu nedenle okul yönetimleri, kafalarına göre tadilat yapmak yerine ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki teknik heyetlerle (mimar ve mühendislerle) çalışmak zorunda kalacaktır.
Kararın Hukuki Dayanağı ve “Öğrenci Güvenliği” Gerekçesi
İstanbul Valiliği’nin kurumlara gönderdiği yazıda, bu kararın alınmasındaki en büyük etkenin “öğrenci güvenliği ve eğitim verimliliği” olduğu güçlü bir şekilde vurgulandı. Öğrencilerin cuma namazı gibi toplu ibadetler gerekçesiyle okul kampüsü dışına (çevre camilere) çıkışlarının; trafik kazalarına, kötü alışkanlık edinebilecekleri ortamlara girmelerine ve derse geç kalmalarına neden olduğu saptanmıştır.
Öğrencinin okul dışına çıktığı o 1-2 saatlik dilimde okul idaresinin sorumluluğu (can güvenliği takibi) kaybolmaktadır. Valilik, ibadetlerin okul sınırları içerisinde güvenli ortamlarda yerine getirilmesini sağlayarak bu riski sıfıra indirmeyi hedeflemektedir. Kararın hukuki dayanağı olarak; MEB Kurum Açma, Kapatma Yönetmeliğinin 5. maddesi ve Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 81. maddesi gösterilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: Valiliğin okullara yönelik ‘Cuma Mescidi’ talimatı neleri kapsıyor?
Cevap: Yeni yapılacak okulların mimari projelerinde özel mescit donatıları tasarlanmasını ve mevcut binalarda ise (fiziki şartları zorlayarak) uygun alanların birleştirilip cuma mescidine dönüştürülmesini kapsamaktadır.
Soru 2: Neden okullarda ‘Cuma Mescidi’ açılması talep ediliyor?
Cevap: En temel gerekçe “iş ve öğrenci güvenliğidir”. Öğrencilerin ve personelin ibadet amacıyla okul kampüsü dışına çıkmaları esnasında yaşanan güvenlik zafiyetlerini (trafik vb.) önlemek ve eğitim zamanını daha verimli kullanmak amaçlanmıştır.
Soru 3: Mevcut okullarda bir sınıfı bozup mescit yapmak yasal mıdır?
Cevap: Okul idaresi bunu tek başına yapamaz. Mekan birleştirme işlemleri (duvar yıkımları), binanın statiğini ve yangın tahliye yollarını bozmayacak şekilde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün teknik onayından geçmek zorundadır.
Soru 4: Bu karar mimari okul projelerini ve kamu müteahhitlerini nasıl etkileyecek?
Cevap: Yeni ihale şartnamelerinde “Mescit Alanı, İklimlendirme ve Abdesthane” zorunlu bir teknik standart haline gelecek; müteahhitler malzeme keşif bedellerini buna göre revize edeceklerdir.
Mimar İdris YAĞMAHAN’ın Editöryal Yorumu: “Bodrum Katına Halı Sermek Mimarlık Değildir!”
Kıymetli meslektaşlarım, şantiyelere hayat veren, kağıt üzerindeki çizgileri betonla canlandıran mimar ve mühendis kardeşlerim; İstanbul Valiliği’nin aldığı bu ‘Cuma Mescidi’ kararı, akşam bültenlerinde siyasi veya sosyolojik bir haber gibi tartışılsa da; aslında bizim için tamamen teknik, statik ve tasarımsal bir namus meselesidir!
Kamu projeleri çizen, devlet ihalelerine giren meslektaşlarıma ve müteahhitlere çok açık sesleniyorum: Bundan sonra yeni nesil okul projelerini çizerken, o mescit alanlarını binanın en ücra, ışıksız, doğal havalandırması olmayan havasız bodrum katlarına ‘Nasılsa arta kalan boş alan, burayı mescit yazalım geçelim’ mantığıyla sıkıştırmaktan derhal vazgeçmeliyiz! 300 tane gencecik öğrencinin cuma günü aynı anda o dar mekana gireceği düşünülürse; o mekanın taze hava sirkülasyonu (HVAC), sıhhi tesisat altyapısı, akustik yalıtımı ve en önemlisi panik barlı acil durum (yangın) tahliye senaryoları kusursuz bir mimari zekayla çözülmelidir. Bu, yönetmelikten öte bir vicdan ve mühendislik borcudur.
Mevcut okullar için durum çok daha tehlikeli ve kritiktir. Sırf Valilikten ‘talimat geldi’ diyerek, yetersiz bir deponun veya daracık bir koridorun tabanına baştan savma bir halıfleks kaplamak çözüm değil, aksine çocukların hayatını riske atmaktır. Oraya girecek devasa insan yükünün getireceği oksijensizlik (havasızlık) ve binaya binecek statik yük doğru analiz edilmelidir. Duvar kırmak oyuncak değildir!
Madem devletimiz okullarımızda böyle bir sosyal donatı alanı (ibadethane) olmasını vizyon olarak şart koşuyor; o halde biz mimarlar da bu alanları birer “sığıntı mekan” gibi değil; çocukların sağlığına, psikolojisine ve modern İslam mimarisinin evrensel estetiğine en yakışır şekilde, aydınlık, yüksek tavanlı ve ferah alanlar olarak projelendirmek zorundayız. Cami, yaşamın ve bilimin merkezidir; okulun da kalbinde, en saygın yerinde olmalıdır. Kamu binalarındaki değişen yangın şartnameleri ve mimari standartlar hakkında en güncel analizler için SerMimar.Net sektör rehberinde kalmaya devam edin!
SerMimar
Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.
Tüm Yazıları