SerMimar.Net
Son Dakika

Orman Alanları “Arsa” mı Oluyor? DMM’den Yalanlama ve Orman Kanunu Ek 16. Madde Gerçeği

19 Eylül 2026 SerMimar 2.219 Okunma 6 Dk Okuma
Orman Alanları “Arsa” mı Oluyor? DMM’den Yalanlama ve Orman Kanunu Ek 16. Madde Gerçeği

Hızlı Özet

Orman alanlarının arsa yapıldığı iddialarını, DMM'nin açıklamasını ve 6831 sayılı Orman Kanunu Ek 16. maddesinin imar boyutunu Mimar İdris YAĞMAHAN analiz ediyor.

SerMimar.Net Uzman Rehberi

Sosyal medya mecralarında ve bazı basın-yayın organlarında periyodik olarak ısıtılıp kamuoyunun önüne sürülen “On binlerce metrekarelik orman alanı imara açıldı, arsa yapıldı” yönündeki haberler, kamuoyunda haklı bir çevre hassasiyeti oluştururken derin bir bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor. İletişim Başkanlığı bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde yayılan iddialara ilişkin kapsamlı ve net bir açıklama yayımlayarak; orman alanlarının arsa vasfına geçirildiği iddiasının rutin mevzuat uygulamalarının bağlamından koparılmasıyla üretilmiş açık bir dezenformasyon olduğunu duyurdu.

Bir mimar, şehir plancısı perspektifine sahip gayrimenkul analisti olarak; kamuoyunun orman varlıklarını koruma refleksini son derece kıymetli bulmakla birlikte, teknik mevzuatın popülist çarpıtmalarla manipüle edilmesinin sektöre ve çevre bilincine zarar verdiğini belirtmek gerekir. 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun Ek 16. maddesi kapsamında yapılan işlemlerin ne anlama geldiğini, bir arazinin hukuken nasıl orman sınırından çıkarıldığını ve yerine getirilen yasal yükümlülükleri tüm çıplaklığıyla analiz edelim.

DMM’den Net Açıklama: “Net Orman Varlığı Azalmıyor, Artıyor”

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından kamuoyuyla paylaşılan resmi bültende, bazı haber mecralarının “Erdoğan’ın imzasıyla ormanlar arsa oldu” başlığıyla servis ettiği iddiaların asılsız olduğu vurgulandı. Açıklamada, Orman Kanunu’nun Ek 16. maddesi uyarınca yapılan idari işlemlerin sınırları ve hukuki çerçevesi şu şekilde netleştirildi:

  • Taşlık ve Kayalık Alanlar Kapsamda: Yapılan işlemler yalnızca bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen, tarım alanına dönüştürülmesi de fiilen mümkün olmayan taşlık, kayalık ve verimsiz arazileri kapsamaktadır.
  • Net Orman Varlığı Korunuyor: Uygulama neticesinde Türkiye’nin orman varlığında kesinlikle bir azalma yaşanmamaktadır.
  • Misliyle Ağaçlandırma Yükümlülüğü: Mevzuat gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alanların karşılığında, Hazine tarafından Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilen çok daha geniş ölçekli alanlarda yeni ağaçlandırma yapılması zorunludur.
  • Uzman Heyet Denetimi: Tüm bu adımlar masa başında değil; orman mühendisleri, ziraat uzmanları ve harita kadastro heyetlerinin arazi incelemeleri neticesinde bilimsel raporlarla yürütülmektedir.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi DMM Orman Alanları Açıklaması ve Yalanlama Belgesi

Görsel: İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yayımlanan resmi tekzip infografiği.


Orman Kanunu Ek 16. Madde Nedir? (2B ile Karıştırılmamalı)

Toplumda sıklıkla bilinen 2B arazileri (orman vasfını 1981 yılından önce kaybetmiş ve üzerinde fiilen yerleşim/tarım bulunan alanlar) ile Ek 16. madde birbirine karıştırılmaktadır. 2018 yılında mevzuata giren Ek 16. madde, tamamen teknik ve jeolojik bir düzenleme aracıdır.

Kadastro çalışmaları sırasında bazen sınır uyuşmazlıkları nedeniyle üzerinde tek bir ağacın dahi yetişemeyeceği sarp kayalıklar, taş ocakları çevresi veya verimsiz moloz tepeleri kağıt üzerinde “orman parseli” olarak kalabilmektedir. Ek 16. madde, bu tip “orman niteliği taşımayan ve taşıması bilimsel olarak mümkün olmayan” engebeli alanları Hazine adına tescil ederek hukuki karmaşayı gidermektedir. Ancak kanun koyucu buraya çok katı bir sigorta koymuştur: Orman dışına çıkarılan her 1 metrekarelik taşlık alan için, devlete en az iki katı büyüklükte verimli arazide ağaçlandırma yapma şartı getirilmiştir.


Bir Arazi Bir Günde “Arsa” Olabilir mi? İmar Mevzuatı Gerçeği

Sosyal medyadaki manipülasyonun en büyük yanılgısı, bir arazinin Cumhurbaşkanı Kararı ile orman sınırından çıkarılmasının hemen ertesi gün “üzerine gökdelen dikilecek arsa vasfına geçtiği” algısıdır. Şehir planlama ve imar hukuku açısından süreç kesinlikle böyle işlemez:

  • Sadece Hazine Mülkiyetine Geçer: Ek 16 kararı bir imar planı değildir; alanın yalnızca tapu kütüğündeki vasfını “Devlet Ormanı”ndan “Hazine Taşınmazı”na çevirir.
  • Nazım İmar Planı (1/5000): Bu alanın herhangi bir yapılaşmaya açılabilmesi için öncelikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya ilgili Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzeni ve nazım imar planlarına işlenmesi gerekir.
  • Uygulama İmar Planı (1/1000): Parsel bazında fonksiyon (sağlık tesisi, kamu binası, sanayi vs.) verilebilmesi için ilçe belediyesinden 1/1000’lik planların geçmesi, askıya çıkması ve itiraz süreçlerinin tamamlanması şarttır.
  • Kurum Görüşleri ve ÇED: İmar planı hazırlanırken Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları, Tarım İl Müdürlüğü ve Çevre İl Müdürlüğü gibi onlarca kurumdan “uygundur” onayı alınması zorunludur.

Mimar İdris YAĞMAHAN’ın Editöryal Yorumu: “Çevre Hassasiyeti Teknik Bilgiyle Korunur”

Değerli okuyucularımız ve doğaseverler; ormanlar bir ülkenin sadece doğal güzelliği değil, ciğerleri ve milli servetidir. Bir ağacın dahi ranta kurban edilmesine karşı durmak her yurttaşın ve mimarın anayasal ödevidir. Ancak çevre duyarlılığı, teknik gerçeklerden ve hukuktan kopuk dezenformasyonlarla sürdürülemez.

Orman Kanunu Ek 16. madde üzerinden yürütülen tartışmalarda görülmektedir ki; devlet, orman vasfı olmayan taşlık alanları ekonomiye ya da kamu hizmetine kazandırırken, karşılığında çok daha geniş alanları yeşillendirerek orman varlığını büyütmektedir. Gayrimenkul haberlerini okurken sansasyonel başlıklara değil, Resmi Gazete’deki teknik koordinatlara ve bilimsel raporlara bakmak gerekir.

İmar mevzuatındaki son değişiklikleri, orman kadastrosu kararlarını ve çevre dostu şehircilik politikalarını en yetkin ağızdan öğrenmek için SerMimar.Net referans portalını takipte kalın.

SerMimar

Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.

Tüm Yazıları