Edirne’nin Köyünden Çıkıyor, İlk Kez Ayasofya’da Kullanıldı! Havayla Temas Eder Etmez Şekil Değiştiriyor

Hızlı Özet
Edirne Süloğlu'ndan çıkarılan ve havayla temas ettikçe sertleşen mucizevi küfeki taşı, ilk kez Ayasofya restorasyonunda kullanıldı. İşte detaylar!
Edirne’nin Süloğlu ilçesinden çıkıyor, ilk kez, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce sürdürülen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin çalışmalarında kullanıldı.
Süloğlu ilçesindeki taş ocağından çıkarılan küfeki taşı, başta Selimiye Camisi restorasyonu ve Edirne Sarayı ihya çalışmaları olmak üzere Türkiye’deki çok sayıda restorasyon projesinde tercih ediliyor.


Havayla Temas Eder Etmez Şekil Değiştiriyor
Yumuşak yapısı sayesinde kolay işlenebilen taş, havayla temas ettikten sonra sertleşerek dayanıklılık kazanıyor. Mukavemeti zamanla artan taş, tarihi yapılara güç ve uzun ömür kazandırıyor. Küfeki taşı, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde dikkati çekerken bugün de tarihi eserlerin yeniden ayağa kaldırılmasında önemli rol üstleniyor.

AA muhabirine açıklamada bulunan Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Levent ÇETİN, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını oluşturan önemli bileşenlerden birisinin anıtsal mimari yapılar olduğunu söyledi. ÇETİN, İstanbul’da farklı uygarlıkların uzun yıllar boyunca bu kültürel mirasın oluşmasına yönelik yeni yapılar inşa ettiğini aktararak, “Bu yapıların inşasında da İstanbul’un yöresel taşlarından biri olan Bakırköy küfeki taşının oldukça yoğun bir şekilde kullanıldığını görüyoruz.” dedi.
İstanbul’daki Taş Ocakları Kapandı
Ayasofya’da da eskiden Bağcılar ve Bakırköy sınırları içerisinde yer alan Haznedar ve çevresindeki taş ocaklarından elde edilen küfeki taşının kullanıldığını belirten ÇETİN, “Tabii zaman içerisinde İstanbul’da oluşmuş yoğun yapılaşmadan kaynaklı, Bakırköy’medeki taş ocaklarının kapandığını biliyoruz. Şu an Haznedar, Bağcılar, Bakırköy’ün bir kısmı olmak üzere bu bölgedeki taş ocakları üzerinde meskun mahaller ve yerleşimler olduğu için günümüzde bu taşın (İstanbul’da) bulunabilmesi pek mümkün olmuyor.” diye konuştu.

ÇETİN, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin restorasyon çalışmaları esnasında, II. Beyazıt Minaresi’nde Bakırköy küfeki taşının çok yoğun bir şekilde kullanıldığını fark ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Minarede söküm çalışmaları devam ederken belli dönemlerde yapılmış müdahalelerde de farklı bölgelerden getirilmiş küfeki taşlarının bulunduğunu tespit ettik. Lakin farklı bölgelerden getirilmiş olan küfeki taşlarının, Bakırköy küfekisi kadar statik açıdan iyi durumda olmadığının da tespitini yaptık. Haliyle Kültür Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak bu konulardaki hassasiyetimiz de bilindiği üzere buraya hem görsel hem statik olarak yeterli dayanımda ve mevcuttaki Bakırköy küfeki taşına en uygun malzeme arayışına girdik. Bunun için de Edirne ilimizde bulunan Süloğlu taş ocaklarındaki küfeki taşını tespit ettik.”
Laboratuvar Testlerinden Geçirildi
Levent ÇETİN, Süloğlu’ndan çıkarılan küfeki taşının Ayasofya’da kullanılmadan önce numunelerinin alınarak fiziki ve mekanik dayanıklılık testlerinden geçirildiğini, daha sonra çeşitli laboratuvar analizlerinin yapıldığını dile getirdi. Hazırlanan teknik raporların ve değerlendirmelerin bilim heyetinin onayına sunulduğunu vurgulayan ÇETİN, bilim heyetinin uygun görüşünün ardından gerekli kurul kararlarının alınarak, taş ocağından tedarik sürecinin başlatıldığını anlattı.
ÇETİN, minarenin yapısı nedeniyle büyük ebatlı blok taşlara ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, “Ocakta farklı noktalarda ve farklı derinliklerde özel kazılar yapıldı. Yekpare, homojen, damarsız ve benzer renk tonlarına sahip blok taşlar seçilerek burada işleme sürecinden geçirildi.” dedi.
Seçilen taşların, statik açıdan dayanıklılığını kaybetmiş taşların yerine kullanıldığına işaret eden ÇETİN, “Minaredeki restorasyon çalışmaları güvenli şekilde tamamlandı ve üzerindeki iskeleyi de sökmüş durumdayız. Bundan sonra Ayasofya Cami’nin diğer noktalarındaki restorasyon çalışmalarımız da bilim kurulu heyetimizin ve kurulumuzun onaylarıyla devam etmektedir.” ifadesini kullandı.
Sıkça Sorulan Sorular (Küfeki Taşı SSS)
Soru 1: Küfeki taşı nedir ve neden restorasyonlarda tercih edilir?
Cevap: Küfeki taşı, ocaktan çıkarıldığında yumuşak ve kolay işlenebilen, ancak havayla (karbondioksitle) reaksiyona girdikçe sertleşerek muazzam bir dayanıklılık kazanan kireçtaşı türevi bir doğa harikasıdır. Tarihi dokuya uyum sağlaması ve binanın yükünü başarıyla çekmesi nedeniyle restorasyonların vazgeçilmezidir.
Soru 2: Neden İstanbul (Bakırköy) taşı yerine Edirne taşı kullanıldı?
Cevap: Osmanlı ve Bizans döneminde İstanbul’daki yapılar için Bakırköy ve Haznedar ocakları kullanılıyordu. Ancak günümüzde bu bölgeler tamamen şehirleştiği için taş çıkarma imkanı kalmamıştır. Laboratuvar testleri sonucunda Bakırköy taşına en uygun alternatifin Edirne Süloğlu’ndaki taş olduğu kanıtlanmıştır.

Soru 3: Mimar Sinan yapılarında da kullanıldı mı?
Cevap: Kesinlikle evet. Mimar Sinan’ın başyapıtı olan Edirne’deki Selimiye Camisi başta olmak üzere, Osmanlı mimarisinin neredeyse tüm ikonik eserlerinde bu taş ana taşıyıcı malzeme olarak kullanılmıştır.
Sonuç
Ayasofya gibi dünya mirası bir eserin restorasyon süreci, mimarlığın sadece yeniden inşa etmek değil, doğru malzemeyi bilimle bulup aslına sadık kalarak yaşatmak olduğunu gösteriyor. Tarihi mimari dokular, restorasyon haberleri ve küfeki taşı hakkında en güncel mevzuatlar, gayrimenkul haberleri ve uzman tavsiyeleri için SerMimar.Net sektör rehberini takip etmeyi unutmayın!
SerMimar
Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.
Tüm Yazıları