SerMimar.Net
Son Dakika

Milli Güvenlik Meselesi: İstanbul’da 370 Bin Konut “Yarısı Bizden” İle Yenileniyor, Ya Geri Kalanlar?

03 Ağustos 2026 SerMimar 1.970 Okunma 7 Dk Okuma

Hızlı Özet

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşümün bir milli güvenlik meselesi olduğunu ve İstanbul'da 370 bin konutun Yarısı Bizden ile yenilendiğini açıkladı. Yıkım tehlikesine karşı hayati uyarılar!

SerMimar.Net Uzman Rehberi

Afet riskine karşı dayanıklı şehirlerin oluşturulması ve Türkiye’nin kentsel dönüşüm vizyonunun masaya yatırıldığı TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi, 6 Şubat asrın felaketinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta gerçekleştirildi. Kamu kurumlarından akademisyenlere, yerel yönetimlerden (belediyeler) sektörün en büyük inşaat firmalarına kadar geniş bir katılımın sağlandığı zirveye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un “Milli Güvenlik Meselesi” çıkışı ve açıkladığı İstanbul rakamları damga vurdu.

2.8 Milyonluk Devasa Operasyon ve İstanbul Gerçeği

Türkiye’nin bir fay hattı ülkesi olduğu gerçeğiyle 2012 yılında başlatılan “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” (6306 sayılı yasa) kapsamında bugüne kadar devasa bir operasyon yürütülüyor. Yaklaşık 2 milyon 800 bin konutun dönüşüm sürecine doğrudan dahil edildiğini belirten Bakan Kurum, bu yapıların yaklaşık 2 milyon 300 bininin başarıyla tamamlanıp vatandaşlara teslim edildiğini, 360 bin konutta ise şantiye ve yıkım-yapım çalışmalarının bilfiil devam ettiğini ifade etti.

Ancak kentsel dönüşüm mesaisinde asıl cephe, beklenen büyük Marmara Depremi nedeniyle İstanbul. Bakan Kurum, çok çarpıcı bir istatistik paylaşarak, Türkiye genelinde gerçekleştirilen her iki dönüşüm çalışmasından biri doğrudan İstanbul’da yapılıyor diyerek tehlikenin ve odaklanılan hedefin büyüklüğünü özetledi.

“Yarısı Bizden” Kampanyası: 370 Bin Konut Kurtuluyor!

Enflasyon ve artan inşaat (demir/çimento) maliyetleri nedeniyle vatandaş ile müteahhitin anlaşamadığı, projelerin tıkandığı bir dönemde (2023 seçimleri öncesinde) devreye sokulan “Yarısı Bizden” kampanyası, dönüşüm sürecine muazzam bir can suyu oldu. Devletin, yenilenecek evin inşaat maliyetinin yarısını hibe (karşılıksız destek) ve uzun vadeli çok düşük faizli kredi olarak vatandaşa sunduğu bu model, tıkanan sistemi açtı.

Bakan Kurum, sadece İstanbul’da yaklaşık 370 bin konutun bu tarihi model kapsamında yenilenme sürecinde olduğunu açıkladı. İstanbul’un 39 ilçesinin tamamında, farklı mahalle ve sokaklarda riskli yapı stokunun (tabut binaların) temizlenmesi için çalışmalar aralıksız sürüyor. Ancak uzmanlara göre İstanbul’da acil dönüşmesi gereken toplam 1.5 milyon riskli yapı bulunuyor, yani alınacak daha çok yol var.

Siyaset Üstü Vurgu: Deprem Parti Tanımaz, Rant Dinlemez!

Kentsel dönüşümün önündeki en büyük sosyolojik ve bürokratik engellerden biri, yerel siyasi çekişmeler ve rant beklentisidir. Bakan Kurum bu yaraya da neşter vurarak, kentsel dönüşümde “siyasi ayrım gözetmeden” (hangi partiden olduğuna bakmaksızın) tüm yerel yönetimlerle birlikte hareket etmek istediklerini net bir şekilde dile getirdi. Dönüşüm konusunda elini taşın altına koymak, mahalle bazlı imar planlarını hızlandırmak isteyen tüm belediyelere Bakanlık kapılarının sonuna kadar açık olduğu, finansman ve teknik destek sağlanacağı müjdelendi.

Geciktirilen, mahkemelerde engellenen veya Dairem 5 metrekare daha büyüsün açgözlülüğüyle sabote edilen her bir kentsel dönüşüm projesinin, deprem sonrasında milyarlarca dolarlık ekonomik yıkımlara ve en acısı telafisi imkansız can kayıplarına yol açacağı bir kez daha en üst perdeden hatırlatıldı.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: “Yarısı Bizden” kampanyası tam olarak nasıl işliyor?
Cevap: Devletin, riskli yapı tespit (karot) işlemi yapılmış ve yıkım kararı alınmış binaların yenilenmesinde, yeni dairenin inşaat maliyetinin yarısını (belirlenen üst limitler dahilinde) hibe ve çok uzun vadeli, düşük faizli kredi olarak vatandaşa sunduğu tarihi bir finansman modelidir.

Soru 2: Türkiye genelinde bugüne kadar kaç konut dönüştürüldü ve ne kadarı devam ediyor?
Cevap: Bakanlık resmi verilerine göre 2012 yılından bu yana 2 milyon 300 bin konutun dönüşümü tamamlanıp güvenli hale getirildi. Halihazırda 360 bin konutta (İstanbul’daki 370 binlik Yarısı Bizden destek projeksiyonu dahil) çalışmalar aralıksız sürüyor.

Soru 3: Kentsel dönüşüm projelerinde ilçe belediyelerinin (yerel yönetimlerin) rolü neden hayatidir?
Cevap: Parsel ve ada bazlı imar planlarının hazırlanması, yıkım ve yapım ruhsatlarının verilmesi, vatandaş ile müteahhit arasındaki uzlaşma süreçlerinin yönetilmesi doğrudan ilçe belediyelerinin uhdesindedir. Belediye süreci yavaşlatırsa, bina olduğu yerde çürümeye ve yıkılmayı beklemeye devam eder.


Mimar İdris YAĞMAHAN’ın Editöryal Yorumu: “Canınızın Bedeli Kaç Metrekare? Gecikmenin Faturası Kan ve İflastır!”

Kıymetli yatırımcılar, mal sahipleri ve İstanbul sevdalıları; Bakan Murat Kurum’un bugünkü konuşmasında çok haklı olarak kullandığı Kentsel Dönüşüm bir Milli Güvenlik Meselesidir teşhisi, eksiği olmayan, kelimesi kelimesine doğru bir jeopolitik ve sosyolojik tespittir! 370 bin konutun devlet destekli ‘Yarısı Bizden’ hibe kampanyasıyla şantiyeye girmesi muazzam bir başarıdır. Ancak tehlikenin boyutu, Marmara’nın altındaki fay hatlarının gerginliği o kadar büyük ve İstanbul’daki 1.5 milyonluk riskli yapı stoku o kadar ürkütücü ki; ülke olarak bürokratik engellerle kaybedecek tek bir saniyemiz bile yok!

Buradan kentsel dönüşümü “babadan kalma bir miras bölüşümü” veya “kısa yoldan zengin olma, rant kapısı” olarak görenlere; Müteahhit bana dubleks versin‘, ‘Salonum 3 metrekare daha büyük olsun‘, ‘Üste şu kadar para isterim diyerek binanın dönüşümünü yıllarca mahkeme koridorlarında kilitleyen vizyonsuzlara sesleniyorum: Mahalle aralarında popülist siyaset yaparak, dönüşüme anlamsız itiraz davaları açarak veya açgözlülükle süreci tıkayıp komşularınızın hayatıyla kumar oynayan herkes, doğrudan doğruya vatan hainliği yapmaktadır! Deprem kapıyı çaldığında, 9 büyüklüğündeki o yokedici sismik enerji yüzeye vurduğunda; o uğruna komşularınızla kanlı bıçaklı olduğunuz, mahkemelere düştüğünüz çok savunduğunuz 3 metrekarelik beton parçası, size ve çocuklarınıza sadece tabut olacak.

Devlet elini taşın altına koymuş, bürokrasiyi hızlandırmış, ‘Maliyetin yarısını ben karşılıyorum, yeter ki yıkın şu çürük binaları‘ diyerek dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir hibe can simidi atmışken, hala açgözlülük yapanların yarın o enkaz altında kaldığında devleti, müteahhidi veya kaderi suçlamaya zerre kadar hakkı yoktur. Gayrimenkul sektörünün ve mülk sahiplerinin acilen ‘Kriz Yönetimini’ (depremden sonra ağlamayı ve çadır beklemeyi) bırakıp, ‘Risk Yönetimine’ (binaları bugünden yıkıp güvenle yeniden inşa etmeye) geçmesi şarttır. Canınızın bedelini 3 metrekarelik fayans hesaplarına kurban etmeyin!

Sektörün ezber bozan acı gerçekleri, finansal modelleri ve dirençli yapı teknolojileri için SerMimar.Net pusulasını takip etmeye devam edin.

SerMimar

Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.

Tüm Yazıları