Gayrimenkul Finansmanında Deprem: Emlak Katılım, Katılımevim ve Birevim’i Neden Satın Alıyor?

Hızlı Özet
Emlak Katılım Bankası'nın Katılımevim ve Birevim'i satın alma hamlesinin faizsiz konut finansmanı ve gayrimenkul piyasasına etkilerini Mimar İdris YAĞMAHAN analiz ediyor.
Türkiye gayrimenkul ve finans piyasaları, uzun yıllardır eşine rastlanmayan devasa bir şirket birleşmesi (satın alma) haberiyle çalkalanıyor. Kamu sermayeli bankacılık devlerinden Türkiye Emlak Katılım Bankası A.Ş., Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı resmi açıklamayla, tasarruf finansman sektörünün en büyük oyuncularından ikisi olan Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. ve Birevim Tasarruf Finansman A.Ş.‘yi satın almak üzere masaya oturduğunu duyurdu.
Peki, bu satın alma hamlesi sadece bir “şirket el değiştirme” işlemi mi, yoksa Türkiye’de ev sahibi olma hayali kuran milyonlarca vatandaşı ve durma noktasına gelen inşaat sektörünü derinden etkileyecek yepyeni bir “devlet destekli konut finansmanı” stratejisi mi? Bir gayrimenkul ekonomisi analisti olarak söyleyebilirim ki; bu hamle, faizlerin rekor seviyelerde olduğu günümüzde, dar ve orta gelirli vatandaşın konuta erişiminde kartların yeniden dağıtılması anlamına geliyor.
KAP Açıklaması Ne Diyor?
Türkiye Emlak Katılım Bankası’nın KAP’a yaptığı kısa ama piyasaları sarsan açıklama şu şekilde oldu: “Bankamız bağlı ortaklığı olan Emlak Katılım Tasarruf Finansman A.Ş. büyüme stratejisi kapsamında Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. ve Birevim Tasarruf Finansman A.Ş.’nin satın alınmasına yönelik görüşmelere başlamıştır. Sürece ilişkin gerekli açıklamalar, ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca kamuoyuna duyurulacaktır.”
Bu açıklama, sadece bankacılık sektöründe değil, inşaat malzemesi üreticisinden müteahhidine, emlakçısından ev almak için para biriktiren asgari ücretlisine kadar herkesin radar alanına girmiş durumdadır.
Tasarruf Finansman (Evim) Sistemi Nedir ve Neden Önemlidir?
Bu satın almanın büyüklüğünü anlamak için, “Evim” şirketleri olarak bilinen “Tasarruf Finansman” modelinin Türkiye’deki sosyo-ekonomik karşılığını iyi okumak gerekir. Tasarruf finansman sistemi, namıdiğer “faizsiz, peşinatsız, kredisiz ev alma” modeli, banka kredisi çekemeyen, faiz hassasiyeti olan veya yüksek kredi taksitlerini ödeme gücü bulunmayan milyonlarca vatandaşın altın gününe benzer bir “imece” usulüyle ev veya araç sahibi olmasını sağlayan bir sistemdir.
Ancak geçtiğimiz yıllarda, sektörde regülasyon (denetim) eksikliği nedeniyle bazı firmaların tasfiye edilmesi, vatandaşların mağdur olması ve BDDK’nın (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) sektöre sert müdahalelerde bulunması, sisteme olan güveni ciddi şekilde sarsmıştı. BDDK müdahalesi sonrası sektörde ayakta kalan ve lisans alan en güçlü markalardan ikisi Katılımevim ve Birevim’di.
Devlet Güvencesi: “Emlak Katılım” Etkisi Piyasayı Nasıl Değiştirecek?
İşte bu satın almanın gayrimenkul sektöründe yaratacağı “deprem” tam olarak bu güven unsuruyla ilgilidir. Emlak Katılım Bankası gibi ardında devlet güvencesi ve devasa bir kamu sermayesi bulunan bir kurumun bu iki devi bünyesine katması, sektörde şu makroekonomik sonuçları doğuracaktır:
- Sonsuz Tüketici Güveni: Tasarruf sistemine girmekten korkan, “Ya şirket batarsa, param içeride kalırsa?” endişesi taşıyan milyonlarca alt ve orta gelir grubu vatandaş, karşılarında muhatap olarak “Devletin Bankasını” (Emlak Katılım) görecektir. Bu durum, sisteme akan fonların (vatandaşın birikimlerinin) katlanarak artmasını sağlayacaktır.
- İnşaat Sektörüne Nakit Akışı: Sisteme giren vatandaş sayısı ve toplanan fonlar devasa boyutlara ulaştığında, sırası gelen vatandaşlar bu parayla doğrudan konut satın alacaktır. Yüksek faizler nedeniyle durma noktasına gelen inşaat sektörü ve konut satışları, “faizsiz ve devlet güvenceli” bu devasa fon sayesinde yeniden nefes alacaktır.
- Kentsel Dönüşüme Dolaylı Destek: Emlak Katılım’ın asıl varoluş amaçlarından biri gayrimenkul ekosistemini fonlamaktır. Bu tasarruf havuzunda biriken devasa nakit, sadece bitmiş ev alımlarında değil, vatandaşların kendi eski evlerini yıkıp yeniden yapmaları (kentsel dönüşüm) sürecinde “faizsiz finansman” olarak da kullandırılabilir.
Mimar İdris YAĞMAHAN’ın Editöryal Yorumu: “Konutta İmece Devletin Şemsiyesi Altında”
Kıymetli gayrimenkul yatırımcıları ve konut üreticileri; Emlak Katılım Bankası’nın Katılımevim ve Birevim’i satın alma girişimi, sıradan bir şirket birleşmesi (M&A) işlemi değildir. Bu hamle, hükümetin konut krizine, yüksek faizlere ve barınma sorununa karşı geliştirdiği “en güçlü sosyal finansman silahıdır.”
Aylık %4 – %5 bandında seyreden konut kredi faizleriyle alt veya orta sınıfın ev almasının matematiksel olarak imkansızlaştığı bir düzlemdeyiz. Devlet, “imece usulü faizsiz finansman” sistemini tamamen regüle edip kendi şemsiyesi (Emlak Katılım) altına alarak, piyasaya muazzam bir “güven ve faizsiz likidite” enjekte etmeye hazırlanıyor. Müteahhit firmaların, projelerini satarken artık sadece banka kredilerine değil, “Devlet Güvenceli Tasarruf Finansmanı” sistemindeki milyonlarca vatandaşa odaklanması gerekecektir.
Gayrimenkul finansmanındaki bu devrimsel dönüşümleri, inşaat ekonomisindeki yeni oyun kurallarını ve sektörel stratejileri en doğru kaynaktan takip etmek için SerMimar.Net uzmanlık platformunu izlemeye devam edin.
SerMimar
Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.
Tüm Yazıları