Şantiyelerde ve Emlak Satışında Büyük Yanılgı: Oturma İzni Çalışma İzni Değildir!

Hızlı Özet
Yabancıya ev satan emlakçıların yalanları ve şantiyede kaçak işçi çalıştıran müteahhitlerin milyonluk cezaları! Oturma izni ile çalışma izni aynı şey değildir.
Türkiye’de gayrimenkul sektörü, hem üretim (şantiye) hem de satış aşamasında yabancı uyruklularla en yoğun temas eden sektörlerin başında geliyor. Ancak mülkiyet ve vatandaşlık satışlarının patladığı, şantiyelerde ise maliyetleri düşürmek için yabancı işçilerin (çoğunlukla kaçak) kullanıldığı bugünlerde, hukuki bir kavram kargaşası milyonlarca liralık felaketlere zemin hazırlıyor: Oturma (ikamet) izni ile çalışma izninin aynı şey sanılması!
“Oturma İznim Var” Yalanı ve Şantiyelerde Milyonluk Cezalar
Avukat Özge Özmen Korkut’un, “Oturma izni, size bir ülkede yalnızca ikamet etmenize imkan tanırken, çalışma izni o ülkede çalışabilmenizi sağlar” şeklindeki net hukuki uyarısı, en çok da müteahhitleri ilgilendiriyor. Şantiyelerde maliyetleri kısmak veya yerli usta bulamamak nedeniyle işe alınan yabancı uyruklu işçilerin “Benim Türkiye’de oturma iznim (ikametgahım) var“ sözüne kanan taşeronlar ve ana firmalar devasa bir risk alıyor.
Oturma izni, o yabancının o şantiyede çivi bile çakmasına yasal hak tanımaz. İşçinin çalışma izni olmaksızın şantiyede çalıştırılması; sigortasız (kaçak) işçi çalıştırma, yabancılar hukukuna muhalefet ve olası bir iş kazasında “taksirle adam öldürmeye” kadar varan ağır ceza dosyalarına neden olur. SGK denetimlerinde kesilen astronomik cezalar, o şantiyeyi anında mühürletip müteahhidi iflasa sürükleyebilir.
Çantacı Emlakçıların Yabancı Yatırımcıya Attığı Yalan!
Madalyonun bir de satış (pazarlama) yüzü var. Türkiye’den 200 bin dolarlık gayrimenkul (ikametgah amaçlı) almak isteyen yabancı yatırımcılara, komisyon peşinde koşan ehliyetsiz çantacı emlakçılar tarafından şu yalan pompalanıyor: “Sen bu evi al, devlet sana oturma izni (ikamet) verecek. İkameti aldıktan sonra istediğin yerde işe girersin veya dükkan açıp çalışırsın.“
Av. Özge Özmen Korkut bu efsaneyi net bir dille yalanlıyor: “Benim bu ülkede oturma iznim var, bu nedenle istediğim yerde çalışabilirim gibi bir durum söz konusu değil. Çalışma izni alabilmeniz için belirli şartları sağlayan bir işverene bağlı olmanız ve Bakanlıktan o vizeyi almanız gerekir.” Ev alarak oturma izni alan yabancı, Türkiye’de yasal olarak bir gün bile çalışamaz, sadece parasını harcayarak yaşayabilir.
Altın Kural: Çalışma İzni İkameti Kapsar, Tersi Değil!
Hukuktaki temel kural son derece açıktır: Geçerli bir çalışma izni, aynı zamanda oturma (ikamet) izni yerine geçer. Yani bir işveren üzerinden çalışma izni olan yabancının ayrıca gidip Göç İdaresi’nden ikamet izni (ikametgah) almasına gerek yoktur. Ancak ikamet izni, hiçbir şekilde çalışma hakkı doğurmaz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: Yabancı uyruklu biri Türkiye’den ev alıp ikamet izni aldığında çalışabilir mi?
Cevap: Kesinlikle hayır. Ev alarak edinilen kısa dönem veya uzun dönem ikamet (oturma) izni, yabancıya sadece Türkiye’de yasal olarak “yaşama” hakkı verir. Ticaret yapma veya maaşlı bir işte çalışma hakkı vermez.
Soru 2: İnşaat firması (müteahhit), ikamet izni olan yabancıyı şantiyede sigortasız çalıştırırsa ne olur?
Cevap: Yabancıların kayıt dışı ve izinsiz çalıştırılması durumunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından işverene her bir kaçak işçi için yüz binlerce liralık idari para cezası kesilir. Olası bir iş kazasında müteahhidin tüm ticari hayatı biter.
Soru 3: Şantiyede yasal yabancı işçi çalıştırmanın yolu nedir?
Cevap: İşveren, çalıştıracağı yabancı personel için bizzat kendisi (işveren sıfatıyla) Çalışma Bakanlığı’na başvurarak “Çalışma İzni” almalıdır. Bu süreç idari ve sigorta (SGK) sorumluluklarını peşinen kabul etmek demektir.
Mimar İdris YAĞMAHAN’ın Editöryal Yorumu: “Şantiyenizi ve Markanızı Cehalete Kurban Etmeyin!”
Kıymetli müteahhit dostlarım, taşeronlar ve gayrimenkul profesyonelleri; Türkiye gayrimenkul sektörünün son yıllardaki en büyük handikapı ‘hukuki cehalettir‘. Yabancıya fahiş fiyattan ev satarken veya şantiyeye 3 kuruş daha ucuza maliyet çıksın diye yabancı işçi sokarken yapılan bu ‘izin’ kurnazlıkları artık devasa cezalarla sonuçlanıyor.
Şantiyelerinde ‘Adamın cebinde oturma izni kartı var, verin eline kerpeteni demir bağlasın, beton döksün, bir şey olmaz‘ diyen bilgisiz şantiye şefleri ve taşeronlar yüzünden, o milyonluk vizyon projeleri mühürleniyor, firmalar ağır cezalarda yargılanıyor! İnşaat sektörü, yoldan geçenin veya cebinde sadece ikametgahı olanın kaçak olarak çalıştırılabileceği bir çadır tiyatrosu değildir. Şantiyede can güvenliği ve SGK esastır.
Diğer taraftan; üç kuruşluk komisyonu kapmak için yabancı yatırımcıya ‘Abi sen şu evi bir al, sana oturma iznini çıkaralım, sonra da inersin sanayide istediğin gibi çalışırsın‘ diye alenen yalan söyleyen o çantacı, kayıtsız emlakçılar, Türkiye’nin uluslararası gayrimenkul markasına ihanet etmektedir! Yabancı adam evini alıyor, 6 ay sonra çalışmaya kalktığında sınır dışı edilme tehlikesiyle yüzleşiyor ve ülkemize beddua ediyor. Hukuk nettir, kanun kesindir: Oturma izni yaşatır, çalışma izni kazandırır! Şantiyenize veya ultra lüks satış ofisinize soktuğunuz yabancının cebindeki evrakı okumayı bilmiyorsanız, o inşaat sektöründe bir dakika bile durmayın!
Cezalardan korunmak ve vizyoner bir gayrimenkul pratiği için SerMimar.Net’in hukuki uyarılarını dikkate alın.
SerMimar
Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.
Tüm Yazıları