SerMimar.Net
Son Dakika

DASK’tan 42 Milyar TL’lik Tarihi Ödeme ve Afet Yönetiminde Büyük Devrim!

10 Temmuz 2026 SerMimar 10.556 Okunma 8 Dk Okuma

Hızlı Özet

DASK'ın 42 milyar TL hasar ödemesi yaptığı dev zirvenin tüm detayları! Yeni Zorunlu Afet Sigortası, apartman altı imalathanelerin taşınması ve İRAP (İl Risk Azaltma Planı) rehberimizde.

SerMimar.Net Uzman Rehberi

Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleştiği her büyük afette, enkazların ardından ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmanın en önemli aktörü hiç şüphesiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) olmuştur. Deprem risklerine karşı toplumsal ve finansal dayanıklılığı güçlendirmek amacıyla Bursa’da düzenlenen “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”, kurumun sadece bir sigorta şirketi değil, devasa bir afet yönetim merkezi olduğunu kanıtladı. Zirve, kamu ve özel sektörün en üst düzey temsilcilerini bir araya getirerek, Türkiye’nin afet politikalarındaki köklü değişimin sinyallerini verdi.

DASK Bursa İrtibat Ofisi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu tarihi zirveye; DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir gibi kilit isimler katıldı. Toplantının ana gündem maddeleri; sigorta kapsamının genişletilmesi, afetlere dirençli şehirlerin inşa edilmesi ve risk azaltma çalışmalarının tabana yayılması oldu.

DASK Genel Sekreteri Demirkan: “6.5 Milyon Kişiye Ulaşıyoruz”

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, kurumun artık sadece afet sonrasında hasar dosyası açan bürokratik bir yapı olmaktan çıktığını vurguladı. Demirkan, Bursa İrtibat Ofisi’nin; eğitim faaliyetleri, kesintisiz saha çalışmaları ve kamu kurumlarıyla koordinasyon bakımından dev bir “bölgesel üs” görevi gördüğünü belirtti.

Verilen istatistikler, DASK’ın sahada ne kadar aktif olduğunu gözler önüne seriyor. Demirkan’ın açıklamalarına göre; Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Eskişehir, Bilecik ve Yalova’yı kapsayan hizmet bölgesinde yaklaşık 6,5 milyon vatandaşa doğrudan temas ediliyor. Ofis bugüne kadar 1.350 sigorta acentesi ve 95 kamu kurumu ile entegre bir iş birliği yürütürken, sahada 2 bin 500’ü aşkın kritik ziyaret gerçekleştirdi. Demirkan ayrıca, DASK poliçelerinin tıpkı yeni poliçe üretimi gibi her yıl “düzenli yenilenmesinin” hayati önem taşıdığını; bunun hanelerin toparlanmasına ve kamu üzerindeki devasa mali yükün azaltılmasına doğrudan katkı sağladığını ifade etti.


Türkiye Sigorta Birliği: “Zorunlu Afet Sigortası” Geliyor

Zirvenin en çok ses getiren açıklamalarından biri Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar’dan geldi. Yaşar, Türkiye’nin deprem gerçeği karşısında finansal koruma kapasitesini acilen artırması gerektiğini, hedefin “sigortasız tek bir konut bırakmamak” olduğunu vurguladı. DASK’ın, vatandaşların afet sonrası hayata tutunmasında benzersiz bir güvence sistemi olduğunun altını çizdi.

Asıl büyük müjde ise sistemin geleceğine yönelikti. Ahmet Yaşar, mevcut Zorunlu Deprem Sigortası’nın yerini alacak olan “Zorunlu Afet Sigortası” projesi için düğmeye basıldığını duyurdu. Bu yeni sistem sayesinde sadece deprem değil; küresel iklim krizinin tetiklediği sel, fırtına ve heyelan gibi devasa doğa olayları da tek bir şemsiye altında devlet ve sigorta güvencesine alınmış olacak.

Bakanlık Vizyonu: Dirençli Şehirler Sadece Demir ve Çimentoyla Kurulmaz

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürü ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Erdal Kayapınar, zirvede kentsel dönüşümün felsefesini değiştiren uyarılarda bulundu. Kayapınar, kentlerin afetlere karşı dayanıklılığının yalnızca “yapı güvenliğiyle” (binaya atılan demir ve dökülen betonla) açıklanamayacağını belirtti.

Kayapınar’a göre; fay hatlarından uzak doğru yer seçimi, şehri nefes aldıracak sağlıklı mekânsal planlama, çökme yapmayacak nitelikli altyapı ve hepsinden önemlisi toplumsal farkındalık, dirençli şehirlerin vazgeçilmez temel unsurlarıdır. Bakanlığın akıllı şehirler vizyonu ile DASK’ın ekonomik kayıpları minimize etme hedefinin aynı yolda yürüdüğü özellikle vurgulandı.


DASK Başkanı Akın: 11.6 Milyon Poliçe ve 42 Milyar TL Ödeme

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın, kurumun çeyrek asırlık (25 yıllık) serüveninde Türkiye’nin en büyük finansal kalkanına nasıl dönüştüğünü rakamlarla özetledi. Şu anda sistemde tam 11,6 milyon yürürlükte aktif poliçe bulunduğunu açıklayan Akın, DASK’ın kuruluşundan bu yana vatandaşlara yaklaşık 42 Milyar TL hasar ödemesi gerçekleştirdiğini duyurdu.

Akın, afetlere hazırlık sürecinin sadece deprem sonrasında enkaz başında bekleyen arama kurtarma kapasitesiyle ölçülemeyeceğini; asıl başarının, afet gerçekleşmeden önce “risklerin doğru yönetilmesi” olduğunu belirtti. Depremi engellemenin imkansız olduğunu hatırlatan Akın, kamu, özel sektör ve sivil vatandaşların omuz omuza vermesiyle bu felaketlerin ekonomik sonuçlarının asgari düzeye indirilebileceğini ifade etti.

İbrahim Burkay ve TEKNOSAB: Apartman Altı İmalathanelere Neşter

Marmara Bölgesi’nin Türkiye’nin sanayi ve üretim kalbi olduğunu hatırlatan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, bölgenin deprem riski bakımından taşıdığı büyük hassasiyete dikkat çekti. Burkay, can güvenliğini sağlamanın yolunun, üretim alanlarını da güvence altına almaktan geçtiğini vurguladı.

Burkay’ın zirveye damga vuran projesi ise TEKNOSAB kapsamında geliştirilen KOBİ OSB vizyonu oldu. Bugüne kadar konut bölgeleri içinde veya apartman altlarında faaliyet gösteren (ve binaların taşıyıcı sistemlerine zarar veren) üreticilerin, uluslararası standartlara sahip, planlı ve güvenli sanayi alanlarına taşınması hedefleniyor. Bu adım, hem sanayicinin can güvenliğini sağlayacak hem de konut stokunu “kolon kesme” tehlikesinden sonsuza dek kurtaracak.

Bursa Vali Yardımcısı Altun: İRAP ile Krizden Risk Yönetimine

Zirvenin kapanış değerlendirmesini yapan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, afet yönetiminin artık tek bir devlet kurumunun omzuna bırakılamayacak kadar büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Kamu, özel sektör ve toplumun topyekün seferberlik ruhuyla hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’deki devlet aklının artık “Kriz Yönetimi” (afet sonrası müdahale) aşamasından, “Risk Yönetimi” (afet öncesi tehlikeleri bertaraf etme) stratejisine geçtiğini belirten Altun, İl Risk Azaltma Planı (İRAP) İzleme Komisyonlarının önemine dikkat çekti. 2024 yılı itibarıyla Bursa’da İRAP çalışmalarının ilçeleri de kapsayacak şekilde çok daha sistemli bir hale getirildiğini ve DASK’ın bu zincirin en kopmaz halkası olduğunu sözlerine ekledi.


Kapsamlı Sıkça Sorulan Sorular (DASK ve Risk Yönetimi SSS)

Soru 1: DASK bugüne kadar depremzedelere toplam ne kadar hasar ödemesi yapmıştır?
Cevap: DASK Başkanı Hande Akın’ın açıklamasına göre kurum, 25 yıllık faaliyet tarihinde hak sahiplerine toplamda yaklaşık 42 Milyar TL hasar ödemesi yapmıştır.

Soru 2: Mevcut DASK sistemi ile yakında çıkacak olan “Zorunlu Afet Sigortası” arasındaki fark nedir?
Cevap: Mevcut sistem (Zorunlu Deprem Sigortası) sadece depremi kapsarken; yeni geçilecek sistem küresel iklim değişikliğinin tetiklediği sel, taşkın, fırtına ve heyelan gibi devasa afetleri de devlet ve sigorta güvencesi altına alacaktır.

Soru 3: İRAP (İl Risk Azaltma Planı) tam olarak neyi amaçlamaktadır?
Cevap: İRAP; afet gerçekleştikten sonra müdahale etmek yerine, afet olmadan önce riskli bölgeleri, çürük binaları ve dere yataklarını tespit edip bu tehlikeleri önceden ortadan kaldırmayı hedefleyen stratejik devlet planıdır.

Soru 4: Apartman altı imalathanelerin taşınması neden bu kadar kritiktir?
Cevap: Konut altlarındaki tekstil, fırın veya ağır makine atölyeleri, genellikle mekan kazanmak için binaların taşıyıcı sistemlerine (kolon/kiriş) zarar vermektedir. Bunların TEKNOSAB (OSB) gibi güvenli alanlara taşınması, binaların çökme riskini doğrudan engelleyecektir.


Mimar İdris YAĞMAHAN’ın Editöryal Yorumu

Mimarlık ve müteahhitlik kariyerim boyunca, vatandaşın DASK’ı hep “Tapu dairesinde memur istedi diye ödenen lüzumsuz bir belge” olarak gördüğüne şahit oldum. Ancak masaya konan 42 Milyar TL’lik hasar ödemesi gerçeği bize tokat gibi çarpıyor: DASK bir vergi değil; deprem sabahı o soğukta eviniz yerle bir olduğunda, ailenizle sokakta kalmamanız için size uzatılan en somut, en gerçekçi finansal can simididir!

Toplantıda BTSO Başkanı Sayın Burkay’ın dile getirdiği “apartman altı imalathanelerin KOBİ OSB’lere taşınması” kararı ise inanın bana yeni yapılan binalar kadar hayati bir konudur. Ben şantiyelerde yer kazanmak için kolon kesen fırıncılar, makine sığsın diye kiriş kıran atölye sahipleri gördüm! İnsanların çoluk çocuğuyla uyuduğu binaların altında sanayi üretimi olmaz; bunların yeri OSB’lerdir. Devlet kriz yönetiminden çıkıp, “Risk Yönetimine” geçiyor, İRAP komisyonlarıyla tehlikeyi önceden avlıyor. Siz de zihniyetinizi değiştirin; DASK poliçenizi günü gününe yenileyin ve yakında çıkacak olan Zorunlu Afet Sigortası’na şimdiden entegre olun. Şehir planlamasından bina güvenliğine kadar mülkünüzü koruyacak en derin sektörel vizyonlar için SerMimar.Net okumaya devam edin!

SerMimar

Osmanlılarda mimarbaşı, SerMimaran-ı hassa. osmanlı hanedanının ve büyük devlet adamlarının yaptıracakları binaların projelerini yapmak ve bunların uygulanması için gerekli mimarları, teknik elemanları atamak, büyük kentlerdeki mimarları atamak, hassa mimarlarını yetiştirmek, kent ve kasabalardaki bütün mimar ve ustaların kayıtlarını tutmak SerMimar'ın görevleri arasındaydı.

Tüm Yazıları