Reklamı Kapat

WWF Türkiye Doğal Mirası Korumak İçin 1001 Kişi Arıyor!

Editör: SerMimar Tarih: 24 - Haziran - 2011
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

WWF Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) biyolojik çeşitlilik konusunda farkındalık yaratmak ve doğa koruma çalışmalarını ülke geneline yaymak amacıyla başlattığı “Türkiye’nin Canı Kampanyası” kapsamında 1001 kişiden toplanacak bağışlarla bu kapsamdaki projelerin desteklenmesine yönelik bir fon oluşturulacak.

WWF Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, kampanyayla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’deki doğa sorunlarına çözüm ararken farkındalık oluşturmayı ve geniş katılımı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.

Baştak, bu kapsamda başlattıkları kampanyanın da Türkiye’deki biyolojik çeşitliliğin korunması için farkındalık oluşturmayı ve destek sağlanmasını amaçladığını belirterek, “Kampanya, Anadolu’da nesli tehlike altında olan ya da kaybolmaya yüz tutmuş canlı türlerini ve doğal yaşam ortamlarını korumak için farkındalık yaratmak ve önlem almak için harekete geçmeyi planlıyor. Hedefi, 1001 kişi veya kurumdan en az 1001 lira bağış alarak bir fon oluşturmak. Bu fonla da ülkemizin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik yerel sivil toplum kuruluşlarının projeleri desteklenecek” ifadelerini kullandı.

Kampanya çerçevesinde Türkiye’deki nesli tehlike altında olan türler hakkında bilgilendirme çalışmaları da yapacaklarını vurgulayan Baştak, şöyle devam etti:

“Kampanya, süreç itibariyle ilk aşama olan fon toplama kısmında. Bugüne kadar kampanyaya katılan kişi ve kuruluşların sayısının 200’ü geçti. İkinci aşamada ise biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik projeleri olan ve bunlara finansal destek arayan yerel sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir hibe çağrısında bulunacağız.”

Baştak, kampanya kapsamında yürütülen hibe programının ilk çağrısının Ekim ayında yapılacağını ifade ederek, “Proje başvurularının ardından değerlendirme süreci gerçekleşecek ve sonbaharda fon sağlanacak projelerin seçimi yapılacak. Desteklenecek projelerin ilanı ve projelerin başlaması için öngörülen tarih de 2012 yılının Şubat ayı” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE YOK OLAN TÜRLER
Tolga Baştak, biyolojik çeşitliliğin bütün yerküredeki hayatın çeşitliliği anlamına geldiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Dünyada büyük bir hızla türler ve türlerin yaşam alanları kayboluyor. Son 200 yıllık zaman dilimi içerisinde nesli tükenen türlerin sayısının insan türü ortaya çıkmadan önceki son 200 milyon yıllık zaman diliminden kat kat fazla olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca doğamız tehlike altında. Türkiye’deki duruma gelince, bizler Anadolu’nun bereket fışkıran topraklarında yaşıyoruz. Müthiş bir biyolojik çeşitliliğe sahibiz. Birçok endemik türü barındıran Anadolu, nergis, lale, badem gibi birçok türün de gen merkezi. Ancak türlerimizi hızla kaybediyoruz. Kelaynakların, Akdeniz foklarının nesli tükendi. Deniz kaplumbağaları, saz kedileri, kum köpekbalıkları, boz ayılar, çengel boynuzlu dağ keçileri, yaban koyunu, flamingolar, ağaç kurbağaları, Datça hurması, sığla, orfoz, peygamber çiçeği ve daha niceleri tehdit altında. Üstün değerlerine ve yararlarına rağmen bu zengin biyolojik çeşitliliğimiz bozulma, azalma ve yok olma sürecine girdi. Bu sürecinin başlıca nedenleri arasında hızlı nüfus artışı, doğal kaynakların sürdürülebilir olmayan kullanım biçimleri ve toprak erozyonu yer alıyor.”

Dünya Doğayı Koruma Birliğinin (IUCN) “2008 Yılı Kırmızı Listesi”nde Türkiye’de küresel ölçekte tehlike altındaki tür ve alt tür sayısının 134 olduğuna işaret eden Baştak, “Aslan, Anadolu parsı ve Hazar kaplanı Türkiye’de yok olan türler arasında. Yakalı toy, İran alageyiği ve yabani eşek gibi bazı türler yeryüzünde bazı bölgelerde varlıklarını sürdürmeye çalışsalar da artık Türkiye topraklarında yaşamıyor. Son 30-40 yılda Türkiye’deki pek çok habitat çeşidi geri dönülemez biçimde tahrip edildi” ifadesini kullandı.

ORMANLARIN DURUMU
Baştak, Türkiye’deki ormanların da hiç olmadığı kadar büyük bir tehdit altında olduğunu ileri sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin yüz ölçümünün dörtte biri ormanlarla kaplı olsa da ormanlarımız son 50 yıl içerisinde yarı yarıya azaldı. Doğu Karadeniz ormanlarının yüzde 88’i zarar gördü. Türkiye son 40 yıl içinde sulak alanlarının yarısını kaybetti. Batı Karadeniz bölümündeki kıyı kumullarının her 8 bitkiden biri neslinin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye, çok sayıda bitki türünün tehlikede olduğu 10 ülke arasında 4’üncü sırada. Ülkemizin sularındaki balık stokları azalıyor. Türkiye’de tehdit altında bulunan ve korunması gereken 39 deniz canlısı bulunuyor. Tahribat oluşturacak şekilde yayılan ikinci konutlar, turistik tesisler, otoyollar, kum çıkarımı gibi faaliyetler kıyılarımızı sonu gelmez bir bozulma sürecine sokuyor. Deniz kaplumbağaları için yaşamsal olan yuvalama kumsallarının yüzde 64’ü bozuldu. Ülkemizin can damarları olan akarsular, evsel ve sanayi kaynaklı atıklar, giderek yayılan hidroelektrik santral (HES) projeleri, kaçak kum alımları ve madencilik nedeniyle alarm verecek kadar sağlıksız durumda. Bazı türleri kaybettik, ancak bugün hala Anadolu’nun eşsiz mozaiğini oluşturan türler ve bitkiler için yapılabilecekler var.”

Kampanyanın bu noktada önemli bir adım oluşturduğunu ifade eden Baştak, yerel sivil toplum kuruluşlarının projelerini hayata geçirmek için fon arayışlarının devam ettiğini, kampanyayla yerelde saklı kalmış zenginlikleri ortaya çıkarmanın yanı sıra Türkiye’nin mozaiğinin korunmasında yerelde kazanılan doğa koruma başarılarının hayati bir role sahip olduğunu vurgulayacaklarını sözlerine ekledi.

Kampanyayla ilgili detaylı bilgiye “www.turkiyenincani.org” adresinden ulaşılabiliyor.

AA

Aranan Kelimeler:

KATEGORİ: Sektörel Haberler

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje