Reklamı Kapat

Toplumda İş Güvenliği Kültürünün Oluşturulması

Editör: halit_yuksel Tarih: 7 - Haziran - 2010
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Anayasada, yasalarda ve tüm iş güvenliği mevzuatında getirilen hukuki güvence mekanizmaları ne kadar iyi düzenlenmiş olurlarsa olsunlar, ilgili tüm çevre ve kişilerde bu güvenceleri korumak ve işletmek konusunda yeterli bir bilinç oluşturulamamışsa, kağıt üzerindeki temennilerden başka bir anlam taşımazlar. O halde, gerçek güvence bu konuda tüm ilgililerde bir istek ve inanç yaratılabilmesinde saklıdır.

İş güvenliği konusunun ilk sahipleri kuşkusuz Devlet, İşverenler ve Sendikalardır. Arzu edilen sonuçlara ulaşılabilmesi için bu üçlünün kendilerine düşen ödevleri en iyi şekilde yerine getirmesi, ayrıca kendi aralarında olumlu bir işbirliğinin tüm koşullarını yaratmaları gerekir. Öte yandan, üniversitelerin, araştırma kurumlarının, kitle haberleşme araçlarının, meslek kuruluşlarının ve bu konuda kurulacak gönüllü derneklerin iş güvenliği faaliyetlerine etkili bir biçimde katılması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi amacına olumlu katkılar getirebilecektir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün kayıtlarına göre; Dünyada, yılda, 110 milyon iş kazası olmakta ve 180.000 işçi hayatını kaybetmektedir. Avrupa Birliği’nde; 2003 yılında 4.196.000 iş kazası olmuştur. Yılda ortalama her 57 işçiden biri iş kazasına uğramakta, her 22.508 işçiden biri de hayatını kaybetmektedir. İş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle 2003 yılında mali kayıp 55 Milyar Avro olmuştur. ILO tarafından yapılan bilimsel çalışmalar, ölümcül iş kazalarının sayısının az olduğu, yani İş Güvenliği için yatırım yapan ülkelerin rekabet gücünün daha yüksek olduğunu göstermiştir. Örneğin Finlandiya, Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerde, her 100.000 çalışan için ölümlü iş kazası sayısı 2 ila 5 düzeyinde kalması sonucu, bu ülkeler, rekabetçilik gücü sıralamasında da ilk dört sırada yer almaktadırlar.

sekil-1.JPG

SSK kayıtlarına göre; yılda ortalama 80.000 iş kazası olmaktadır. Ayrıca yılda ortalama her 73 işçiden biri iş kazasına uğramaktadır, iş kazası geçiren her 7256 işçiden biri de hayatını kaybetmektedir. Sosyal Sigortalar Kurumu İstatistik Yıllığına dayanan bu rakamların sadece sigortalı işçilerle ilgili olduğu düşünülünce sorunun ciddiyeti daha da çarpıcı bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Sosyal Sigortalar Kanununun kapsamı dışında kalan işyerlerinde meydana gelen iş kazaları yukarıda verilen rakamların dışında kalmaktadır. Öte yandan, iş kazası ve meslek hastalığı sadece işçiye zarar vermemekte, onun desteğine muhtaç bulunan çok daha geniş bir kitleyi de ilgilendirmektedir. İş kazaları, ulusal ekonomiye verdiği zararlar yanında, maliyetleri artırmak, verimliliği düşürmek ve yüksek tazminatların ödenmesine yol açmak suretiyle işletmeler düzeyinde de önemli zararlara yol açmaktadır. İngiltere’de iş kazalarının gerçek maliyetlerini ortaya çıkarmak amacıyla beş farklı iş kolunda, 18 hafta boyunca yapılan araştırmalarda aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: İşletmelerin toplam finansal kaybı 87.507 İngiliz Sterlin, üretim durması nedeniyle oluşan iş kaybı 157.568 Sterlin ve toplam kayıp 245.075 Sterlin olmuştur. Bu ölçekteki kayıplar, projenin tüm süresi üzerine uyarlandığında; İnşaat işkolundaki firma için proje bedelinin %8’ini, Mandıra işletmesi yapan firmanın işletme maliyetinin %1,4’ ünü, Nakliyat firmasının karının %37’sini, Petrol arama işi yapan firmanın potansiyel üretiminin %14,1’ini, Hastanenin yıllık işletme giderinin %5’ini oluşturmaktadır.

Tüm dünyada yaşanan deneyler iş güvenliği konusunda yeterli ve etkin önlemler alınması halinde iş kazalarının azaltılabildiği gerçeğini ortaya koymaktadır.

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI ÖNLENMESİ VEYA HİÇ DEĞİLSE KABUL EDİLEBİLİR SEVİYELERE ÇEKİLMESİ MÜMKÜN BİR MESLEKİ RİSKTİR.

Aranan Kelimeler:

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje