Reklamı Kapat
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Gayrimenkul sektörünün duayeni Sinpaş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Avni Çelik’in ilk kazancı 13 yaşındayken tabela yazısından kazandığı 15 lira olmuş. Gençlere okurken çalışmayı öneren Çelik, gençlerin bir dakika yerinde duracak zamanları olmadığını, sürekli kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söylüyor

Sinpaş’ın kurucusu Avni Çelik, 14 yaşındayken inşaat mühendisi olmaya karar verdiğini anlatıyor. 62 yaşındaki Çelik, “İşimin hem ülke adına hem kent adına çok değerli yanları bulunduğunu, hizmete açık ve verimli yanları olduğunu düşünüyorum” diyor. Çelik, her zaman kariyer hedefi olduğunu ve adım adım yükselttiğini anlatıyor. Bu yıl Bahçeşehir Üniversite’sinde Değer Mühendisliği üzerine ders vermeye başlayan Çelik, öğrencilerine ilk olarak, okurken çalışmalarını önerdiğini söylüyor. “Okurken çalışmıyorsanız çalışırken öğrenci olursunuz” diyen Çelik, üniversiteye başladığında bile çalıştığını, o yüzden okulu bitirdiğinde arkadaşlarına göre daha avantajlı hale geldiğini söylüyor. Sıfırdan kurduğu Sinpaş’la binlerce kişiye iş imkânı sunan Avni Çelik’le eğitim ve kariyeri konuştuk.

İlk iş deneyiminiz neydi?
İlk işime, babamı kaybettiğim yıl başladım, 13 yaşındaydım. Yaz tatilinde bir iş yapmak istiyordum, babamın arkadaşlarından birisi de iyi bir hattattı ve bana işini öğretmeyi teklif etti. Kendisinin yanında güzel yazı yazmayı öğrendim, sonra da bu işi tabe lalarda kullanmaya başladım. Şimdi bir mütevelli heyette beraber çalıştığım Erdoğan Demirören’in bir bayisinin tabelasını yazıp, ilk kazancım olan 15 lirayı kazanmıştım. Üniversitedeyken de birçok girişimde bulundum, fikirlerine çok değer verdiğim rahmetli eczacı bir dayım vardı. Bir proje yapar, hemen dayıma sunardım. ‘Olmaz’ demesine rağmen tüm girişimlerimi yaptım. Üniversitedeyken ihaleleri takip ederdim, bir gün bir aşurelik buğday ihalesine girdim ve teminatını yatırdım. Sonradan fark ettim ki 26 ton buğdayın hepsini aynı anda değil, yıl içinde istiyorlarmış. Aşurelik buğday da mevsimlikmiş, yani ihale zamanın olduğu tarih dışında bulunması zormuş. O yüzden kimse bu ihaleye girmemiş. Zarar etmeden çok ufak bir kârla kurtuldum.

Garimenkul sektöründe kendi işinizi kurmaya nasıl karar verdiniz?
Üniversite dönemimde de gayrimenkul sektörü benim ilgimi çekiyordu, babamın vefatından sonra sermayem olsun diye evi sattım, 1972’de 100 bin lira aldım. Amcam bana ev almamı önerdi, ben ise ‘Bu parayla ticaret yapıp kazancıyla ev alacağım’ dedim. Ardından karşıma birisi çıktı paramın yarısını çarptı, birisi daha çıktı kalanı çarptı, para bitti. Ama o süreçte gayrimenkul sektöründe nasıl oyuncu olunacağına dair tecrübe kazandım. 1974’te Sinpaş’ı kurdum. İşadamı kimliği genlerimde vardı, hiçbir zaman bir çalışan olarak kendimi bir yere sığdıramadım. Bütün inisiyatifin bende olması gerekiyordu.

Şirketinizi büyütürken nelere dikkat ettiniz?
Makul risk almayı uygun gördük. İhtisasa her zaman önem verdik, yolumuzu hiç değiştirmedik hep gayrimenkul sektöründe ilerledik. Ülkemizin kötü günlerinde bile bir tek elemanımızı işten çıkartmak zorunda kalmadık, çalışanlarımızla uzun soluklu çalışma prensibimizi devam ettirdik.

Bahçeşehir Üniversitesi’nde ders vermeye ne zaman başladınız?
Mimarlık Fakültesi’nde bu yıl Değer Mühendisliği üzerine ders veriyorum. Genç mimarlara tasarımlarının gayrimenkule değer katacağını anlatıyorum. Bahçeşehir Üniversitesi’ni ofisime yakın olduğu için tercih ettim.

‘Eve iş götürmem yeğenlerim eşim ve torunlarımla vakit geçiririm’

İşten çıktığınızda, size kalan zamanlarda neler yaparsınız?
Ofisten çıkınca tüm stresimi üzerimden atarım, 37 yıllık bir sevgilim var. Eve gittiğim zaman, işimi eve götürmem. Yeğenlerim, torunlarım, eşimle çok keyifli zaman geçiririm. Kendime zaman ayırjrım, iyi yüzdüğüm söylenir. Denizi çok severim, geçmişte balık tutarken şimdi teknede oturup, yeni yerler görmeyi, gastronomi kültürü edinmeyi seviyorum.

‘Üniversitelilerin bir dakika yerinde duracak zamanı yok’

Nasıl bir öğrenci profiliyle karşılaşmayı bekliyordunuz, nasıl buldunuz öğrencilerinizi?
Üniversitede ders vermeye başlarken yerinde duramayan, derse ilgisi az, konuşan öğrencilerin endişesiyle derslere başladım. Derste çay, kahve içmelerine izin verdim, telefonla konuşmaları dışında onları sıkmadım. 22 kişilik bir sınıfın var, çıtları çıkmıyor, çok memnunum.

Sektörünüzün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Nüfus artışımız hızlı, genç nüfusumuz çok, deprem bizim büyük problemimiz. Ülkemizde fert başına milli gelir artıyor, gelirimiz artıncâ daha iyi evlerde oturmak istiyoruz. Diğer taraftan bu değişim toplumsal gelenek ve görenekleri de değiştiriyor, daha az kalabalık yaşıyoruz. Bunların hepsini düşünürsek ülkemizde uzun yıllar devam edecek bir gayrimenkul potansiyeli var.

Gençler hangi konularda kendilerini geliştirmeliler?
Kişisel profiliyle seçeceği meslekleri uyuşmalı. Konuşmaktan hoşlanmayan birisinin İletişimci olmaması lazım. Üniversite öğrencisinin bir dakika yerinde duracak zamanı yok. O dönemi kendini geliştirerek geçirmeli, mutlaka bir hedef koymalı ve seçtiği hedefle ilgili piyasayla temasları olmalı.

Dil bilgim olsa daha iyi işler yapardım
Çelik, “Ülke çok hızlı gelişti, buna yeteri kadar ayak uydurdum mu bilmiyorum. Mühendis olduğum için bilişimden uzak kalmadım ama yeterince yabancı dil bilmiyorum dil hâkimiyetim olsaydı hem ülkem hem de işim adına daha güzel şeyler yapabilirdim” diyor.

HABERTÜRK/ HT KARİYER

E-Mail Aboneliği İle Haberiniz Olsun!

Mail Adresinizi Giriniz:

KATEGORİ: Sektörel Haberler

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje