Reklamı Kapat

Nükleer Enerji, İnşaat Sektörü ve Sıkça Sorulanlar!

Editör: SerMimar Tarih: 11 - Mayıs - 2011
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Türkiye, 60 yıllık hayali nükleer santral yapımı konusunda somut adımlar atıyor. Mersin Akkuyu’da Rusların yapacağı nükleer santral konusundaki çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Öte yandan yaşanan felaketler nedeniyle Japonya’daki nükleer santrallerde ortaya çıkan radyasyon tehlikesi, nükleer enerjinin güvenliğini yeniden tartışmaya açtı.

İşte bugünlerde sıkça sorulan o soruların cevablari

Nükleer reaktörler enerji dışında bir şey üretir mi?
Nükleer reaktörler, tıp ve endüstride kullanılan yararlı radyoizotopların üretilmesinde de kullanılırlar. Kanser tedavisinde, boru kaynaklarının tahribatsız muayenesinde kullanılan kobalt-60, tiroid bozukluklarının teşhis ve tedavisinde kullanılan iyot-131 bu izotoplara örnek olarak verilebilir.

Nükleer santraller riskli midir?
Bütün elektrik üretim seçenekleri risk taşır. İsviçre’de yapılan bir çalışmada 1969-1996 yılları arasında ticari tesislerde enerji ile ilgili 4 bin 290 kazada meydana gelen ölümler göreceli olarak karşılaştırılmaktadır. Bu çalışmaya göre yıllık üretilen elektrik teravatsaati başına nükleer enerji üretimi 8, doğalgaz 85, kömür 342, petrol 418, hidro 884 ve LPG 3 bin 280 ölüme sebebiyet vermiştir.

Dünyanın nükleerden vazgeçtiği söylenirken Türkiye’de neden yenileri yapılıyor?
Ağustos 2010 itibariyle dünyada 29 ülkede toplam 440 nükleer reaktör işletme halindedir ve dünya elektrik enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 15’ini karşılamaktadır.

En fazla nükleer santral 104 ile ABD’ye ait. Fransa’da 58, Japonya’da 54, Rusya’da 32, Güney Kore’de 20, Almanya’da 17, Hindistan’da 19, Ukrayna’da 15, Çin’de 12 adet nükleer santral bulunuyor. 61 nükleer santral ise inşa halindedir. Bu veriler ışığında dünyanın nükleer santralden vazgeçtiğini söylemek mümkün değildir

Nükleer enerji çevre dostu bir enerji üretim seçeneği midir?
Nükleer enerji çevre dostu bir teknolojidir. Çünkü; nükleer santralların güvenlik değerlendirmesi bağımsız lisanslama kuruluşları tarafından son derece tutucu varsayımlara göre yapılmaktadır. Ayrıca bu santrallar işletmede oldukları sürede sürekli denetim altındadır. Bu nedenle nükleer santralların çevre ve insana zarar verebilecek şekilde kaza yapma riski, günümüzde kullandığımız diğer teknolojik ürünlere göre yok denecek kadar azdır.

Nükleer santral turizm yatırımlarını olumsuz etkiler mi?
Dünyada pek çok turizm ülkesi nükleer enerjiden faydalanmaktadır. Örneğin Fransa’da Paris’e 200 kilometreden daha yakın alanda 6 nükleer santral bulunmaktadır. İspanya’da Madrid’e 200 kilometreden daha yakın alanda 3 nükleer santral bulunmaktadır. Bradwell santrali Londra’ya 70 kilometre mesafededir.

Akkuyu’da kurulması düşünülen VVER-1200 tipi nükleer santral yeni bir teknolojidir. Türkiye pilot proje mi olacak?
Henüz VVER-1200 tipi reaktörlerin işletiminde olan bir modeli bulunmamaktadır. Ancak bu reaktörler işletimde olan VVER-1000 reaktörlerinin güvenlik ve performans açısından geliştirilmiş modelleridir. Ayrıca işletimde olan bir reaktör hazırlık ve inşa süreleri dikkate alındığında en az 15 yıl eski teknolojiler üzerinde kurulu bulunmaktadır
.
Nükleer bir santralin ömrü ne kadar?
Yeni nükleer santral tasarımlarının ömürleri 60 yıl olarak öngörülmektedir.

Nükleer santral sökülmesi teknolojisi mevcut mudur ve maliyeti nedir?
Nükleer tesislerin sökülmesi ve yeşil alana dönüştürülmesi için gereken teknoloji vardır ve bazı ülkelerde sökme uygulamaları yapılmaktadır. Almanya’da kurulu bulunan standart bir nükleer santralın (1200 MW gücünde) işletmeden alınması, sökülmesi ve yeşil alana dönüştürülmesinin maliyeti 400 milyon avro olacağı tahmin edilmektedir.

Bugüne kadar neden Türkiye’de nükleer santral kurulmadı?
Türkiye’nin ilk nükleer santralinin kurulmasına yönelik olarak değişik tarihlerde girişimler yapıldı. Maalesef bu girişimlerin hiçbirisi sonuca ulaşamadı. 1973 yılında kurulmasına karar verilen 80 MWe gücündeki prototip santral projesi daha sonra daha büyük bir santralin kurulmasına karar verilince iptal edildi.

1977 yılında çıkılan ihaleyi İsveç’in ASEA-ATOM firması kazandı. Ancak, 1980 darbesi nedeniyle İsveç hükümeti kredi vermeyince bu proje sona erdirildi. 1982 yılında gerçekleştirilen ihale hükümetin yap-işlet-devret modelindeki ısrarı ve üretilen elektriğin alımı için Hazine garantisi verilmemesi nedeniyle başarısızlığa uğradı. 1997 yılında yapılan ihale ise 2000 yılındaki büyük ekonomik kriz nedeniyle iptal edildi.

Kaynak:
ÖMER FARUK KÜLTÜR / İnşaat Mühendisi

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje