Reklamı Kapat
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

İnşaat sektörünü çok yakından ilgilendiren ve yaklaşık 3 yıldan bu yana süregelen tartışmalı bir konu daha Maliye Bakanlığı tarafından geçici de olsa çözüme kavuşturuldu. Geçici diyoruz, çünkü bu konuda yeni bir düzenleme yapılabilmesi için Danıştay’ın esastan vereceği karar bekleniyor.

maliye-inadindan-vazgecti-konutlarin-net-alan-hesabi-karmasasi-bitti

Hatırlanacağı üzere, Danıştay 4. Dairesi 10.12.2014 tarih ve E. 2014/4835 sayılı Kararı ile, konutlarda 150 m2’lik net alanın hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bularak, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin ilgili bölümünün yürürlüğünü durdurduğu halde, geçen 1,5 yıla rağmen esastan karar vermedi. Bu durum ise, konutlara uygulanacak KDV oranının tespitinden, KDV iadesine kadar pek çok konuda sıkıntılara neden oldu. Maliye Bakanlığı da, haklı olarak bu konuda yeni bir düzenleme yapmak için Danıştay’ın esastan vereceği kararı bekledi, ancak süreç uzayınca yukarıda belirtilen konularda yaşanan problemlerde iyice arttı.

Bu konuda yaşanan problemlere Maliye Bakanlığı geçici de olsa son noktayı koydu ve ortaya çıkan mağduriyetleri önledi, yeni düzenleme yapmak için de, Danıştay’ın kararını beklemeye geçti!

Peki, Olay Neydi?

Bilindiği üzere, konutlarda 150 m2’lik net alan hesabı,

– Uygulanacak KDV oranının tespiti,

– KDV iadesi talep edilip edilemeyeceği

yönünden büyük önem taşımaktadır. Çünkü, net alanı 150 m2’nin altında kalan konut teslimleri indirimli oranda (% 1, % 8) KDV’ye tabi olduğundan, bu konutların inşası nedeniyle yüklenilip indirilemeyen KDV’ler, KDV Kanunu’nun 29/2. maddesine göre müteahhitlere nakden veya mahsuben iade edilmektedir. Konutlardaki indirimli KDV oranı uygulaması alıcılara % 7 ila 17 arasında bir fiyat avantajı, müteahhitlere ise KDV iadesi ile indirimli orandan kaynaklanan fiyat avantajı nedeniyle daha fazla konut satma imkanı sağlamaktadır.

İşte tam bu noktada Maliye Bakanlığıile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında komedi diyebileceğimiz bir tartışma ve uygulama başladı. Komedidediğimiz olay, her iki Bakanlık tarafından yapılan birbirine zıt iki farklı “net alan” tanımından (hesabından) kaynaklanıyor.

Maliye Bakanlığı’nın Danıştay Tarafından Yürütmesi Durdurulan Net Alan Düzenlemesi

Maliye Bakanlığı’nın 150 m2’lik net alan hesabı ile ilgili düzenlemesi, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “III.Matrah, Nispet ve Oran” başlıklı kısmının “B. Oran” bölümünün “2. İndirimli Orana Tabi Bazı Mal ve Hizmetlere İlişkin Açıklamalar” maddesinin “2.1.3. Net Alan” alt başlıklı bölümünde yer almaktadır. Söz konusu bölüm aynen aşağıdadır:

“2.1.3. Net Alan

Net alan deyimi “konut içerisinde duvarlar arasında kalan temiz alan” olarak tanımlanan faydalı alanı ifade etmekte olup, plan ve proje gereği konut dışında bir amaçla kullanılacak bölümleri de ihtiva eden inşaatlarda indirimli oran sadece konut olarak kullanılacak bölümlere uygulanır.

Net alanın hesaplanması konusunda aşağıdaki şekilde hareket edilir:

a) Balkon, kömürlük, garaj, asansör boşluğu ve benzeri yerler, konutlardan ayrı olarak kullanılmaları mümkün olmadığından prensip olarak net alan hesabına dahildir.

b) Faydalı alan genel olarak duvar yüzlerinde 2,5 cm sıva bulunduğu kabul edilerek, proje üzerinde gösterilmiş bulunan kaba yapı boyutlarının her birinden 5’er cm düşülmek suretiyle hesaplanır.

Ancak;

– Konutlarda kapı ve pencere şeritleri, duman ve çöp bacası çıkıntıları, ışıklıklar ve hava bacaları,

– Karkas binalardaki kolonların duvarlardan taşan dişleri,

– Bir konuttaki balkonların veya arsa zemininden 0,75 m.den yüksek terasların toplamının 2 m2’si çok katlı binalarda yapılan çekme katların etrafında kalan ve ticaret bölgelerinde zemin katların komşu hududuna kadar uzaması ile meydana gelen teraslar,

– Çok katlı binalarda genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansörler,

– İki katlı tek ev olarak yapılan konutlarda iç merdivenlerin altında 1,75 m. yüksekliğinden az olan yerler,

– Bodrumlarda konut başına bir adet, konutun bulunduğu bina dışında konut başına 4 m2’den büyük olmamak üzere yapılan kömürlük veya depo,

– Kalorifer dairesi, yakıt deposu, sığınak, kapıcı dairesi, müşterek hizmete ayrılan depo, çamaşırlık,

– Bina içindeki garajlar ile bina dışında konut başına 18 m2’den büyük olmamak üzere yapılan garajlar,

faydalı alan dışındadır. Bina dışındaki kömürlük ve depoların 4 m2’yi, garajların 18 m2’yi aşan kısmı, ait oldukları konutun faydalı alanına dahil edilirler.”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde Yer Alan Net Alan Hesabına İlişkin Düzenlemesi

Bağımsız bölüm net alanına ilişkin düzenleme Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16. maddesine 01.06.2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere eklenen 41 numaralı bent hükmü ile hayata geçirilmiş olup, 01.06.2013 tarihinden itibaren konutlarda 150 m2’lik net alan hesabı bu yeni düzenlemeye göre yapılmaktadır. Söz konusu bent hükmü aynen aşağıdadır:

“41. Bağımsız Bölüm Net Alanı: Bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır. Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’i geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi dahil edilmez. Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekanlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekanlar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmez. Bağımsız bölümün içten bağlantılı olarak çatı araları dahil birden fazla katta yer alan mekanlardan oluşması halinde bu katlardaki bağımsız bölüme ait alanlar birlikte değerlendirilerek bağımsız bölüm net alanı bulunur.”

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ndeki Düzenlemenin, Maliye Bakanlığı Düzenlemesinden Farkı Ne?

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 16/41. maddesinde yer alan düzenleme, konutlarda net alan hesabını tamamen değiştirmiş, KDV Tebliği uyarınca net alan hesabına dahil edilen bir çok alanı (Balkon, teras kat, otopark, kat ve çatı bahçesi, kömürlük, depo vb.), net alan hesabının dışına çıkarmıştır. Yeni hesaplama yöntemi, KDV Tebliği’ndeki hesaplama şekline göre net alanı 150 m2’nin üzerinde olan birçok konutun net alanının 150 m2’nin altında kalması sonucunu doğurmakta, konutlara uygulanacak KDV oranını da % 18’den % 1 veya 8’e indirmektedir.

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne göre;

– Bağımsız bölüm net alanı; bağımsız bölüm içerisindeki kapalı olup duvarlar arasında kalan net alandır.

– Bu alana; kapı ve pencere eşikleri, 2.5 cm’yi geçmemek koşuluyla sıva payları, kolonlar, duman, çöp, atık, tesisat ve hava bacaları ile ışıklıklar, bağımsız bölüm içindeki asansör ve galeri boşlukları, tesisat odası, merdivenlerin altlarında 1.80 m. yüksekliğinden az olan yerler, tek bağımsız bölümlü müstakil binalarda bağımsız bölüm içindeki otopark, sığınak, odunluk, kömürlük, hidrofor ve arıtma tesisi alanı, su ve yakıt deposu ve kazan dairesi dâhil edilmemektedir.

– Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekânlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekânlar (depo ve kömürlük gibi), otoparklar ile ortak alanlar bağımsız bölüm net alanı içinde değerlendirilmemektedir.

– Genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansör boşlukları net alan hesabına dahil edilmemektedir.

– Fransız balkonlar ve teraslar konut net alanının hesabında dikkate alınmamaktadır.

Danıştay 4. Dairesi’nin Yürütmeyi Durdurma Kararı ve Gerekçesi

Danıştay 4. Dairesi, konutlarda net alanın hesabı konusunda inşaat sektörünün talebini haklı bularak, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “III/B-2.1.3. Net Alan” alt başlıklı bölümünün yürürlüğünü durdurdu. Karar’da yürütmenin durdurulma gerekçesi özetle,

KDV oranlarının belirlendiği Kararnamede, karar kapsamındaki mal ve hizmetleri tanımlamaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmış ise de, davalı idarenin düzenleme yetkisinin yasada ve kararnamenin uygulanması ve açık yetki verilmesi durumunda usule ilişkin hususları belirlemeyle sınırlı olmalı, KDV oranı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 1’e indirilen mal ve hizmetlerin tanım ve kapsamı, genel hukuk kuralları içinde ve genel kabul gören uygulamalarda belirlendiği şekilde ele alınmalıdır. Net alanı 150 m2’ye kadar olan konutun tanımlanmasında, bu konuda teknik düzeyde düzenleme ve tanımlama yetkisi ve yeterliliği bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin dikkate alınması gerekir. Bu hususta teknik bilgi ve uzmanlığı olmadığı görülen Maliye Bakanlığı’na KDV oranlarının belirlendiği Kararnameyle her ne kadar tanımlama yetkisi verilmişse de, bu yetki sınırsız olmayıp uzman kuruluşlardan görüş alınması veya bu konuda teknik düzeyde düzenleme ve tanımlama yetkisi bulunan kurumların düzenlemelerinden yararlanılması “İdarelerin takdir yetkilerine giren işlemleri tesis ederken mutlak ve sınırsız hareket edemeyeceklerine ilişkin idare hukuku ilkesi”nin bir gereği olup, bu ilkeye aykırı düşen dava konusu düzenlemede hukuki uyarlık görülmemiştir.”

şeklinde ifade edildi.

 

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, Maliye Bakanlığı’nın Yürütmeyi Durdurma Kararına Karşı Yaptığı İtirazı Reddetti!

Maliye Bakanlığı, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’na itiraz başvurusunda bulunarak, KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yer alan düzenlemesinin Kanuna uygun olduğunu savunarak, Danıştay 4. Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasını talep etti.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu ise, 25.3.2015 tarihli ve YD. İtiraz No:2015/5 sayılı Kararı ile, Maliye Bakanlığı’nın yürütmenin durdurulması kararına karşı yaptığı itiraz talebini, ileri sürdüğü iddiaları kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulmayarak reddetti.

Bu Kararlar Sonrasında Ne Yaşandı?

Maliye Bakanlığı, Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı ve bu karara yaptığı itirazın reddedilmesi sonrasında Danıştay’ın esastan vereceği kararı beklemeye geçti. Danıştay’ın bu kararları sonrasında uygulamada bir boşluk oluştu ve Danıştay’ın esastan vereceği kararı çeşitli nedenlerle geciktirmesi ise bu boşluğu ve uygulamada yaşanan sıkıntıları giderek artırdı. Hatta sektör, konut teslimlerinde uygulanacak KDV oranının tespitinde yaşanan tereddütler ve KDV iadelerinin yapılmaması nedenleriyle, içinden çıkılmaz bir duruma düştü. Danıştay halen bu konuda esastan bir karar vermedi. Danıştay’ın esastan vereceği karar, sektörü rahatlatmasının yanında, uygulamada oluşan boşluğu da giderecek.

Danıştay’ın yukarıda belirtilen kararları da göstermiştir ki, net alan hesabı teknik bir konu olup, bu husustaki yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda bulunmaktadır. Danıştay’ın bu kararları, Maliye Bakanlığı’nın başka kurum ve kuruluşların görev alanına giren konularda bu kurum ve kuruluşların görüş ve düzenlemelerini dikkate almadan düzenleme yapamayacağı gerçeğini de ortaya koydu.

Maliye Bakanlığı Teşkilatına, Danıştay’ın Esastan Vereceği Kararı Beklemeden Konutların Net Alanın Hesabının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine Göre Yapılması Konusunda Talimat Verdi!

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, gerek hukuka uymak gerekse uygulamada yaşanan mağduriyetleri önlemek amacıyla bu konuda tüm teşkilatına 1/5/2014 tarihinden sonra yapılan konut teslimlerinde konutların net alan hesabının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda yazılı talimat verdi. GİB’in bu yazısı, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar uygulamada KDV oranı ve KDV iadesi konularında ortaya çıkan sorunları çözdü. Başkanlığın ilgili talimatındaki açıklaması aynen aşağıda:

“Danıştay 4. Dairesinin 10/12/2014 tarih ve Esas No: 2014/4835 sayılı Kararı ile KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (III/B-2.1.3) bölümünün yürütmesi durdurulduğundan ve bu Karar dava konusu işlemin yürütülebilirliğini tesis edildiği tarihten itibaren askıya aldığından, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (III/B-2.1.3) bölümünün tesis edildiği 1/5/2014 tarihinden sonraki teslimlerde Tebliğ hükümlerinin dikkate alınması mümkün değildir. Dolayısıyla, 1/5/2014 tarihinden sonra yapılan konut teslimlerinde konutun net alanının tespitinde Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.” (Maliye Bakanlığı GİB’in 1/7/2016 tarihli ve 84958988-130(5428-3003)-E.72416 sayılı yazısı)

Kişisel Görüşümüz ve Değerlendirmemiz

Maliye Bakanlığı’nın, konutların 150 m2’lik net alanının hesabında sorun çıkarmaması ve güncelliğini yitirmiş düzenlemesinde ısrar etmemesini olumlu buluyor, tüm inşaat sektörünü rahatlatan bu düzenlemesinden dolayı Gelir İdaresi Başkanlığı Yetkililerini kutluyoruz. Ayrıca, Danıştay’ın da bu konuda bir an evvel esastan karar vermesini beklediğimizi ifade ediyoruz.

Bize göre, Maliye Bakanlığı’nın bu yeni görüşünü 1/5/2014 tarihinden itibaren değil, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ne 16. maddesine eklenen 41 numaralı bent hükmünün yürürlüğe girdiği 01.06.2013 tarihinden itibaren başlatması daha uygun olurdu.

Öte yandan, 1/5/2014 tarihinden sonra teslim edilen veya edilecek olan konutlarda;

– Açık çıkmalar, balkonlar, zemin, çatı ve kat terasları, kat ve çatı bahçeleri gibi en az bir cephesi açık olan mekânlar ile aynı katta veya farklı katta olup bağımsız bölümün eklentisi olan mekânlar (depo ve kömürlük gibi), otoparklar ile ortak alanlar,

– Genel giriş, merdiven, sahanlıklar ve asansör boşlukları,

– Fransız balkonlar ve teraslar

150 m2’lik net alanın hesabına dahil edilmeyecek, net alan bunlar dikkate alınmadan hesaplanacaktır.

Saygılarımla.

Tarih : 10.10.2016

Abdullah TOLU
Yeminli Mali Müşavir

Aranan Kelimeler:

KATEGORİ: Sektörel Haberler

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje