Reklamı Kapat

Deprem ve Çelik Yapılar – Ziya GÜNEY

Editör: SerMimar Tarih: 24 - Ağustos - 2015
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

17 Ağustos’ta 1999 büyük Marmara deprem felaketini yaşayalı aradan 16 yıl geçti..

deprem-ve-celik-yapilar-ziya-guney

Bu süre zarfında deprem zararlarını azaltmak için ülke olarak devlet, belediyeler yaptıklarımız maalesef çok sınırlı kaldı..

Depremin zararlarını en aza indirebilmek için yapmamız gereken işlerden birisi de depreme karşı çok daha dayanıklı olan çelik yapıların ülkemizde yaygınlaştırılması idi..

Bugüne kadar ülkemizdeki çelik kullanımının diğer ülkelere göre çok düşük oranlarda kaldığını belirten birçok yazı yazdık ve diğer zeminlerde de bu görüş ve düşüncelerimizi dile getirdik..

Bugün de depremin 16. Yılında bu konuyu bir defa daha ülkemiz ve kentimiz gündemine taşımayı uygun gördük..

Gerçekten ülkemizde çelik konstrüksiyon uygulaması yok denecek kadar az.. Yapılarımızın ancak % 5 kadar çelik konstrüksiyon.. Bunlar da çok katlı bina olmayıp genelde sanayi yapılarıdır.

Demir çelik tüketimi dünyada kalkınmışlığın göstergelerinden birisi olarak da kabul edilir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına demir çelik üretimi 400 kg iken bu rakam bizde 184 kg düzeyinde seyrediyor.

Çelik konut üretiminde Afrika ülkesi Zambiya’nın dahi gerisindeyiz..

Avrupa ülkelerinde özellikle de Almanya ve Fransa’da beton çok güçlü olmasına rağmen çelik konstrüksiyonun % 30 payı bulunmaktadır.

Çeliğin ülkemiz için ayrı bir önemi de ülkemizin coğrafi alan ve nüfus olarak % 62 sinin 1. sınıf deprem bölgesinde yer almasıdır.

Bu da çok katlı yapılarda çelik lehine bir durum oluşturuyor.. Çelik konstrüksiyon betona göre % 45-50 daha hafiftir. Deprem de doğrudan kütleyle ilgili bir olaydır.

Depremde beton binalar yıkılırken çelik eğiliyor, deforme oluyor ama kırılmıyor, yıkılmıyor. Yıkılması da can kaybının azalması hatta olmaması anlamına geliyor.. Deprem sonrasında ise çeliğin betonarme gibi yıkılıp başta yapılması gerekmiyor. Onarılıp yeniden kullanılabiliyor..

Çelik elemanlar çekme mukavemeti olarak betondan 10 kat daha dayanıklıdır.

Sünek bir malzeme olan çelik bu özelliği ile binaya etki eden deprem enerjisini büyük ölçüde absorve ederek hasarları önemli ölçüde azaltmaktadır.. Yüksek elastiklik modülü de yapıda esnek bir davranış hali yaratarak deprem etkilerini azaltmaktadır..

Çelik konstrüksiyon denince akla gelen bir binanın taşıyıcı sisteminin çelik olmasıdır. Binanın taşıyıcı sisteminin çelik olması durumunda diğer unsurları çelik olmayabilir..

Bütün bu sebeplerle Japonya ve benzeri depremle sık sık karşılaşan ülkelerde çelik ya da karma ( kompozit ) yarı çelik taşıyıcı sistemler çok kullanılmaktadır..

Aslında çelik inşaat kazandırdığı hız açısından fiyatını ve finansman giderlerini önemli oranda azaltarak betonarme inşaat ile olan % 10-15 lik fiyat farkını ortadan kaldırmaktadır. Çelikteki paslanmayı da galvanize ederek veya epoksi boya ile önlemek mümkündür..

Biz Bisaş (Momaş) İnşaat şirketinde Genel Müdür olarak çalıştığımız dönemde Gemlik Muammer Ağım Devlet Hastanesini 1999 deprem sonrasında Türkiye’de ilk uygulama olarak çelik konstrüksiyon olarak inşa etmiş ve çok da iyi netice almıştık..

Nitekim o dönemin Bursa Valisi sayın Ali Fuat Güven hastanede uyguladığımız bu sistemi yerinde inceleyip çok beğenmiş ve okullarda da uygulanabilmesi için bizden geniş bilgi almıştı.. Ancak bürokrasiyi aşıp uygulamaya geçmesi mümkün olamamıştı..

Ülkemizde en azından 1. ve 2. sınıf deprem bölgelerinde hiç olmazsa şiddetli bir depremden sonra mutlaka ayakta kalıp hizmet vermesi gerekli stratejik öneme sahip eğitim, sağlık ,haberleşme, ulaşım, enerji gibi yapıların ana iskeletlerinin çelik olarak inşasını son derece önemli görmekteyiz..

Bunun yanında çeliğin konut inşaatlarında kullanılması özellikle kentsel dönüşüm uygulamalarının başladığı kentsel dönüşüm alanlarındaki yapılacak yeni yapılarda kullanılmasının mutlaka düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz..

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje