Reklamı Kapat

Alçı, Binaların Yükünü Azaltıyor!

Editör: SerMimar Tarih: 24 - Mart - 2010
Sosyal Paylaşım: Paylaş facebook Paylaş linkedin Paylaş twitter

Türkiye Alçı Üreticiler Derneği (ALÇIDER), inşaat malzemeleri arasında kullanımı giderek artan alçının binalardaki yangın, yalıtım ve yaşam konforu konularındaki önemini vurgulamak amacıyla bir dizi çalışma başlattı. 23 Mart Salı günü Feriye Restoran’da gerçekleşen basın toplantısında konuşan ALÇIDER Başkanı Mehmet Tunaman, alçının yangına karşı koruyucu özelliğinin yanında, binaların yükünü azaltan hafif yapısı sayesinde depremin etkilerini azaltan özellik taşıdığını da dile getirdi.

Türkiye’de alçı kullanımının hala yeterli düzeye ulaşmadığı gerekçesi ile tanıtım atağına kalkan ALÇIDER bu kapsamda ürünün özellikle can ve mal güvenliğine getirdiği avantajları ortaya koyan bir rapor hazırladı. Bu kapsamda Türkiye Alçı Üreticileri Derneği, özellikle yangına karşı binalarda alçı kullanımın zorunlu hale getirilmesine yönelik teknik bir komisyon da oluşturdu.

Sivil Savunma Genel Müdürlüğü’nün (SSGM) verilerine göre Türkiye genelinde 2008 yılında 93 binden fazla yaşanan yangın olayının 400’den fazla can kaybına ve 200 milyon TL’den fazla da mal kaybına neden olduğunun bilgisini veren Tunaman, bu yangınların büyük çoğunluğunun binalarda yaşandığını ifade etti. SSGM’nin de raporunda yer aldığı gibi yapılarda yanmaz veya yanması güç yapı malzemelerinin Avrupa’da 1666 büyük Londra yangınından sonra kullanımının zorunlu hale getirildiğini anlatan Tunaman, “Birçok gelişmiş Avrupa ülkesinde 350 yıldır alçının yanmama özelliği bilinerek, yapılarda alçı kullanımı yönetmeliklerle zorunlu hale getirilmiştir. Bizde ALÇIDER olarak bu önemli konuya dikkat çekmek için çalışmalar yürütüyoruz. Yangın Yönetmeliğinde tespit ettiğimiz eksiklikleri resmi mercilere iletmek üzere Alçıder Teknik Komisyonumuz nezdinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz ” dedi.

“Alçı ve alçı ürünleri, binaların yükünü hafifletir”
Son aylarda Haiti, Şili ve Elazığ’da yaşanan depremlerin bilinen gerçekleri bize tekrar gösterdiğinin altını çizen Tunaman sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık herkes biliyor ki ‘deprem değil bina öldürür’ bu gerçeği dünyada yaşanan son depremler de ortaya koydu. Rekor bir büyüklük ile sarsılan Şili küçük hasarlar ve daha az can kaybı ile bu felaketi atlatırken, Haiti ve Elazığ o kadar da şanslı değildi. Çünkü depreme hazırlık yapılmamıştı. Oysa yapılarda hafif yapı malzemeleri kullanarak can ve mal kayıplarını asgari düzeye çekebilmek mümkün. Alçı ve alçı ürünleri yapıda kullanılan alternatif yapı malzemelerine göre daha hafiftir. Alçı levhalar taşıyıcı olmayan duvarlarda kullanıldığında yapıyı gereksiz ağırlıklardan kurtarmış olur.”

“Alçı, kışın sıcak yazın da serin tutar”
Alçının yangın, yalıtım ve yaşam konforundan oluşan üç temel özelliğine dikkat çekmek için 3Y Konseptini geliştirdiklerinden de söz eden Tunaman, alçının binalardaki yalıtım konusunda da ekonomik avantaj sağladığına dikkat çekti. “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki yapılardaki ısı kaybının başlıca sebebi: ısı yalıtım malzemesi ile sıvanmamış duvar ve yüzeylerdir. Çünkü ısının yüzde 35’i yalıtım gücü olmayan duvar ve yüzeylerden kaybedilmektedir. Bu da mekanları ısıtmak için yapılan harcamalara gereksiz bir yük, ülke ekonomisine büyük bir zarar getirmektedir” diyen Tunaman, alçı ve alçı ürünlerinin yalıtım sistemleri ile birlikte kullanıldığında binaları kışın sıcak, yazın serin tutuğunu ve mekanlarda oluşan rutubeti çabucak emerek, hava kuruyunca da ortama geri iade ettiğini vurguladı.

“Mimari uygulamalara özgürlük tanır”
Alçının son yıllarda dünyada ve Türkiye’de dekorasyon alanında da tercih edildiğini belirten Tunaman, “Tavan süsleri, kartonpiyer, nişler, aplikler ve kalıpsız konkav yüzeylerin beyaz rengi ile sınırsız dekoratif seçenekler sunun ve yaratıcı uygulamalara olanak sağlayan alçı malzemesi ile kolaylıkla oluşturulabiliyor. Bu da mimari uygulamalara özgürlük tanıyor” dedi.

Mehmet Tunaman, konuşmasını 2010 ilişkin hedefleri ve beklentilerini dile getirerek şu sözlerle tamamladı; “Alçı sektörü daha çok konut sektörüne hitap ediyor. Bu sektör 2009’da ciddi şekilde küçüldü. Özellikle 2005–2007 yılları içinde pek çok konut inşaatı yapıldı. Dolayısıyla konut sektöründe müteahhitlerin yeni konut projelerine başlayabilmesi için konut stoklarının erimesi gerekiyor. Bunun içinde konut talebi yeniden ortaya çıkmalı. Sektörün 2010’daki durumu da bu stokların eritilmesine ve yeni projelerin başlamasına bağlı olarak gelişecektir.”

KATEGORİ: Sektörel Haberler

ÖNCEKİ KONU: »
SONRAKİ KONU: « 


Yorumlara Kapalıdır.

SPONSOR

Mimari, Elektrik, Mekanik, Statik Proje